5 Haziran 2012 Salı

DEPREM MÜHENDİSLİĞİ ALANINDA JAPONYA VE TÜRKİYE ARASINDAKİ İŞBİRLİĞİNİN 60. YILI ÇALIŞTAYI

Standard


1-2 Haziran 2012 tarihlerinde İTÜ Ayazağa Kampüsü Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetim Enstitüsünde vefa dolu bir program gerçekleştirildi. Deprem Mühendisliği alanında 1950 li yıllara dayanan Türk Japon dostluğu vurgulandı ve emeği geçen gerek Türk gerekse Japon bilim adamlarının hayatlarından kesitler sunuldu.
Bu önemli Çalıştay; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İTÜ, JICA Türkiye Ofisi ve JICA Derneği tarafından organize edildi.

Bilindiği üzere geçtiğimiz yıl hem Japonya ve hem de Türkiye büyük deprem felaketiyle karşı karşıya kaldı. Afet yönetimi ve zarar azaltma çalışmalarının öneminin gittikçe kavranmaya başlandığı günümüzde, Japon dostlarımız kendi deneyim ve bilgi birikimlerini JICA aracılığıyla bilim adamlarımıza ve kamu görevlilerine Japonya’da düzenledikleri eğitim ve pratik çalışmalarla aktarmakta ve bu konuda ülkemize büyük katkılar sağlamaktadırlar. Emeği geçen herkesi burada bir kez daha saygıyla anmak istiyorum.

Söz konusu çalıştayın programına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
http://www.eedmi.itu.edu.tr/pdf/TR_JP_Earthquake_Eng_60th_Anniversar_Workshop.pdf


1 Mart 2012 Perşembe

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE JAPONYA İSTANBUL BAŞKONSOLOSLUĞU DEPREM SEMİNERİ

Standard

29 Şubat 2012 tarihinde İstanbul İSKİ Konferans Salonunda gerçekleşen Seminer Programında aldığım notları önemine binaen sizlerle paylaşmak istiyorum. Sırasıyla Japonya İstanbul Başkonsolosu Sn. Katsuyoshi HAYASHI bir açılış konuşması gerçekleştirdi. Konuşmasında afet yönetiminde ortak çalışmaların yapılmasının önemini vurguladı. Daha sonra söz alan İBB İtfaiye Daire Başkanı Sn. Ali KARAHAN şunları söyledi: 11 Mart 2011 de Japonya'da meydana gelen deprem ve tsunami afeti ile 23 Ekim 2011 de Van'da meydana gelen deprem afetini yaşadık. Maalesef depreme hazırlık yapılmadığında çok acı sonuçlar doğmaktadır. İstanbul'da da özellikle yapı stoğunun daha da iyileştirilmesi açısından Fikirtepe, Okmeydanı, Bayrampaşa, Zeytinburnu, Küçükçekmece, Ayazma, Fatih, Esenler, Kayabaşı bölgelerinde kentsel dönüşüm projeleri başlatılmıştır. İBB- JICA çalışmasında 4 farklı deprem senaryosu üzerinde çalışılmıştır. Mikro Bölgeleme Çalışmaları yapılmış, Tsunami haritaları, Afet ve Acil durum planı hazırlanmıştır. 2 milyon kişiye eğitim verilmiş 600 bin öğrenciye güvenli yaşam kitabı dağıtılmıştır. 72 heliport sahası hazırlanmıştır. 411 trafik kamerası yerleştirilmiştir. Daha pek çok risk azaltıcı tedbir İstanbul için uygulanmaktadır.
Tokyo Teknoloji Üniversitesinden Prof.Dr. Yoshimori HONKUA da şunları söyledi: Büyük Doğu Japonya Depremini anlatarak depremin kimyasını analiz edeceğiz. 9 magnitüd ölçeğinde olan tarihi depremlere baktığımızda hepsinin Pasifik Okyanusu kıyısında meydana geldiğini görüyoruz. Son Japonya Depremini Van depremi ile kıyaslarsak 9 magnütüd ölçeğindeki deprem meydana gelmeden 1 gün önce aynı bölgede 7.3 magnitüd ölçeğinde öncü bir deprem meydana geldi. Bu depremin ardından 9 ölçeğinde bir depremin meydana gelebileceğini tahmin edemedik. Depremin ardından meydana gelen artçı depremler, uzunluğu 600 km. genişliği 200 km. olan bir alanda meydana geldi. Geonet sistemi ile kabuk deformasyonu (crustal deformation) incelendiğinde doğu batı yönünde 1 metre , kuzey güney yönünde de 5 metre yüzey değimi meydana geldiğini tespit ettik. Bu değişimler 1000 adet önceden tesis edilmiş GPS cihazı sayesinde tespit ediliyor. Bu çalışmalara rağmen Pasifik Okyanusu derinliklerindeki değişimler bugüne kadar bilinemiyordu. Ancak son Japonya depreminden sonra yeni bir teknoloji geliştirilerek dünyada ilk kez yapılacak çalışma ile buradaki değişimler de artık izlenebilecektir. Eldeki verilerle Pasifikteki değişimin doğu batı yönünde 24 m. kuzey güney yönünde 3 m. olduğu düşünülmektedir. Deniz tabanında ise 3 m.lik bir yükselme olduğu düşünülüyor. Bu 3 m. lik yükselme 200x600=120.000 km2 lik bir alanı etkilemektedir. Van depremi ile kıyaslarsak Van depreminde 2 m. lik bir değişim olmuş, bu da 20x10=200 km2 lik bir alanı etkilemiştir.
Japonya’da olasılık sismik afet haritalarına göre (deprem olma riski olan alanların haritası) 30 yılda büyük ve yıkıcı deprem meydana gelme olasılığı %99 dur. Bahsettiğim yeni proje ile (GPS Acoustic Seafloor Geodetic Observations) deniz tabanına yerleştirilecek nirengi noktalarındaki GPS ler yardımıyla gelen sinyaller analiz edilerek deniz tabanındaki muhtemel değişimler ölçümlendirilecektir. Bu ölçümler birkaç cm. hata payı ile yapılmaktadır. Yine ayrıca bu proje sayesinde enerji birikimi de önceden tahmin edilebilecektir. Pasifik Okyanusunda yılda 9 cm. Filipin Denizinde de yılda 4 cm. yer değiştirme olmaktadır.
Tüm bu bilgiler ışığında geçen sene Japonyada meydana gelen depremin 1000 yılda oluşabilecek bir deprem olduğunu söyleyebiliriz.
Biraz da batı Japonya hakkında bilgi vermek istiyorum. Bölge hakkında 684 yılından itibaren deprem sayıları ve büyüklükleri elimizde mevcuttur. Bölge 4 alana ayrılmıştır. DONET 1 ve 2 projeleri ile erken uyarı cihazları yerleştirilmiştir. Bu cihazlardan alınan veriler kablo yardımıyla tek bir merkezde toplanmaktadır. Bu sistem sayesinde depremin nerede olacağı tahmin edilmekte ve bu doğrultuda tahliye işlemine hız verilmektedir. Tahminlerimizin doğru çıkması durumunda alınacak önlemler sayesinde daha büyük felaketler önlenmektedir.
1981 ve 2009 yılları arasında Japonya Türkiye arasında MEXT Projesi yürütülmüştü. 1999 da meydana gelen depremin daha doğusunda 1967 yılında da büyük bir deprem meydana gelmişti. Eskiden beri depremlerin doğudan batıya doğru seyrettiği görülmektedir. Bölgedeki bir sonraki depremin en son depremden daha batıda olacağı konusunda hem fikir olduk. Bu çalışmalar ışığında deprem Marmara Denizinde olacağından çalışmalarımızı bu yerde yoğunlaştırmak istiyoruz. Tabi ki bu söylediğimiz bir tahmindir. En son Büyük Doğu Japonya Depreminden edindiğimiz bilgiler ışığında da böyle bir şey olabilir diyebiliriz. Kesin olur diyemiyoruz. Japonya depremi de tahminlerimizin ötesinde meydana geldi.
1-Marmara Depremi ile ilgili sadece bizler değil bu bölgeye yoğunlaşmış tüm bilim adamları toplanıp depremin hangi karakterde olacağı konusunda ortak çalışma yapmalıdır.
2-Meydana gelecek afetin etkilerinin ne derece azaltılacağının belirlenmesi gerekir.
İşte bu iki sonuç bizim Doğu Japonya Depreminden elde ettiğimiz iki önemli noktadır.
Afetin etkilerinin ne derece azaltılabileceğini kendi alanıma giren konularla açıklayacak olursam öncelikli olarak binaların depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi, depremin meydana gelme ihtimali yüksek olan yerlerin tespit edilip süratle gerekli noktalara bildirilmesi, biriken enerjinin ölçülmesi ve ne zaman açığa çıkacağı tahmini üzerine yoğunlaşılmalıdır.
Herkes kendi alanında bıkmadan yılmadan zarar azaltma çalışmalarına devam etmelidir.
Shichigahama Belediye Başkan Yardımcısı Sn. Masami TAIRA da şunları söyledi: 11 Mart 2011 de saat 14.46 da depremin meydana geldiğini öğrendik. İlk Tsunami dalgası saat 15.51 de geldi. Tsunaminin maksimum dalga yüksekliği 12.1 m. olarak ölçülmüştür. İlçemizde 4.2 km2 lik alan yani %31,7 oranındaki alan su altında kalmıştır. İlçe içinde 59 kişi, dışında ise 32 kişi ve 2 de itfaiye gönüllüsü olmak üzere toplam 96 kişi hayatını kaybetmiştir. Bunların 47 si erkek 44 ise bayandır. Gençler tsunaminin vurduğu ana kadar olan zaman diliminde yani 1 saat 5 dakikada gençler kaçabilmiştir. Hayatının kaybedenlerin çoğu yaşlılardır. Evini yüksekte zannedip bana bir şey olmaz diyenler de tsunami altında kalmıştır. 672 ev tamamen yerle bir olmuştur. Evi hasarlı olup da mağdur olan afetzedelerin sayısı toplam 1303 aileden 4295 kişidir. 36 bölgede tahliye merkezleri kurulmuş bunlar 20 haziran 2011 de kapanmıştır (Yani 3 ay süreyle hizmet vermiştir). 14 mart itibariyle 6143 kişi barınaklara yerleştirilmiştir. Evler depremden dolayı değil tsunami nedeniyle hasar görmüştür. Elektrik 14 marttan itibaren aşamalı olarak, su nisanından başından itibaren, gaz nisan ortalarından itibaren ve telefon da 14 nisandan itibaren aşamalı olarak verilmeye başlanmıştır. Geçici evlerin hazırlanması tamamlanarak 18 haziranda taşınma işlemleri tamamlanmıştır. Kamu tarafından 421 ev 7 ayrı bölgede tamamlanmış, buralara 414 aileden 4246 kişi yerleştirilmiştir. Kiralama yöntemiyle de 218 aileden 768 kişi evlere yerleştirilmiştir.
Japonya’da afetlerle ilgili eğitimler sürekli yapılmaktadır. Öğrenciler barınaklarda nasıl yaşayacaklarını afet olmadan önce giderek tecrübe etmektedirler. Yine gönüllülük de önemlidir. Bölgemize yardım için 10.000 gönüllü gelmiştir.
Afet önleme ve zarar azaltma için 3 parolamız vardır:
1.Kendi kendine yardım (Self-help)
2.İşbirliği yaparak yardımlaşma (Co-help)
3.Kamudan yardım almak (Help by public)
Bu üç tür yardımlaşma çok önemlidir. Biz bunun uluslararası yardım açısından önemli olduğuna inanıyoruz. Tüm dünya insanları olarak birbirimize bağlanalım ve yardım edelim.
JICA Türkiye Ofisi Başkanı Sn. Akio SAITO da şunları söyledi: Bizim daha önce yaşadığımız afetlerden çıkardığımız dersler ve tecrübelerden faydalanarak Türkiye’deki önlem tedbirleri açısından nasıl yardımcı olabiliriz diye düşünüyoruz. Bu deneyimlere göre nasıl planlama yapılabilir, nasıl stratejiler yaparsak problemleri minimize edebiliriz? JICA’nın Afet Risk Yönetiminde üçleme yaklaşımı bulunmaktadır. Bunlar 1- İş gücüne dayalı gelişim (Kaizen) 2-Risk iletişimi (Risk communication) 3-Gereğinden fazla önlem alma (redundancy)
Kaizen afet yönetim stratejisini güncellemek ve yenilemek ve bunu topluma yansıtmak için gereklidir. Risk iletişimi, risk iletişim kapasitesinin artırılmasını ve afet yönetiminde farkında olmama riskini en aza indirmeyi amaçlamaktadır. Gereğinden fazla önlem alma ise çok katmanlı yetenekleri açığa çıkarmak için gereklidir. Bir örnek verecek olursak Minamitani yükseltilmiş otobanı, martta meydana gelen tsunami felaketini bloke ederek adeta bir set oluşturmuştur. Yani önlemler alındığında pek çok faydaya da hizmet etmektedir.
Afetlerle ilgili olası senaryolar hazırlanıp bu senaryo afeti ile başa çıkmak için kapasitenin artırılması gerekmektedir. Ancak afet olduğunda planlandığı gibi de yürüyebilir ya da bizim düşündüğümüzden çok daha büyük bir afet de meydana gelebilir. Bu nedenle çok yönlü çalışmak gerekiyor. Örnek verecek olursak tahliye planları ve müdahale ile afet eğitimleri yapısal olmayan tedbirlerdir. Ama tsunamiye yönelik deniz duvarlarının inşası ve kıyı setleri yapısal önlemlerdir.
Tahmin edilen olası risklerle başa çıkılamamasının nedenleri olarak bilimsel tecrübenin yetersizliği (yapıların bilimsel standartlarda yapılmaması vb.), şehirleşme (şehirler büyüdükçe müdahale zorluğu vb.) ve nüfusun hızla artması ve yaşlanmasını riski artırıcı faktörler olarak sayabiliriz. Tabi bunlar da yaptığımız senaryo ve afet olduğu zaman karşılaştığımız arasında farklılığa neden oluyor. Az önceki sunumda da gördük. Evime tsunami gelmeyecek diye önlemini almıyor evinden çıkmıyor ama tsunamiden hayatını kaybediyor. Benim evime zarar gelmez diyor. İşte bu senaryo üzerindeki önlem tedbirlerini halka ne derece aktarabiliyoruz. Burada vatandaşların verdiği hüküm önemli.
Her devlet ekonomik kalkınmayı ön plana koymaktadır. Ama gelişimin sürdürülebilmesi için (sustainable development) ve yapılan yatırımların bir doğal afette sıfırlanmaması için risk azaltma tedbirlerinin alınması gerekir.
Japonya’da pek çok risk azaltma tedbiri alınmaktadır. Mesela hızlı trenlerde deprem olduğunda devrilme riskini azaltma için hızını otomatik olarak düşüren sistemler bulunmaktadır.(Shinkansen disaster detection system)

Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

26 Şubat 2012 Pazar

DEPREM ZARARLARININ AZALTILMASI SEMİNERİ

Standard
Büyük Doğu Japonya Depremi'nin birinci yıl dönümünde Deprem Zararlarının Azaltılması Semineri düzenlenecektir. Katılımın ücretsiz olduğu etkinlikte İngilizce-Türkçe simültane çeviri yapılacaktır.
Her ikisi de deprem ülkesi olan Japonya ve Türkiye, bu etkinlikle deprem zararlarının azaltılmasına yönelik toplumsal bilinci artırmayı ve bu alandaki işbirliği bağlarını daha da güçlendirmeyi hedeflemektedir.

Bu seminerde Tokyo Teknoloji Üniversitesi Fahri Profesörü ve deprem oluşum mekanizmaları araştırmacısı Prof. Dr. Yoshimori HONKURA ve kendisi de bir depremzede olan Shichigahama-machi Belediye Başkan Yardımcısı Masami TAIRA, uzman ve yerel yöneticilerin gözünden Büyük Doğu Japonya Depremi'nden alınan dersler ve çıkarımlar ve bundan sonra atılabilecek adımları aktaracaklardır. Türkiye'den ise, T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yetkilileri Van Depremi'nden öğrenilenler ve Türkiye'nin deprem stratejilerini tanıtacaklardır.

Ayrıca afet zararlarının azaltılması konusunda Japonya ve Türkiye arasındaki işbirliği çalışmaları hakkında bilgi verilecek ve Japon özel sektörü tarafından deprem zararlarının azaltılmasına yönelik geliştirilen yüksek teknolojiler tanıtılacaktır.

Tarih ve Saat: 1 Mart 2012 ( Perşembe), 14:00-17:30
Yer: Türk Japon Vakfı Kültür Merkezi (Ferit Recai Ertuğrul Cad., No:2, Oran, Ankara)
Düzenleyen: Japonya Büyükelçiliği, T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), JICA Türkiye Ofisi İşbirliği: Türk Japon Vakfı, JICA Derneği, Türk Hava Yolları
Davetliler: Başta afet konusunda faaliyet gösteren Türk kamu kurum ve kuruluşları ve akademik çevreler olmak üzere afet zararlarının azaltılmasına ilgi duyan herkes davetlidir.
PROGRAM :
Açılış Konuşmaları
- Beşir ATALAY, Başbakan Yardımcısı
- Kiyoshi ARAKİ, Japonya Büyükelçisi
- Dr. Fuat OKTAY, AFAD Başkanı
- Prof. Dr. Cafer Tayyar SADIKLAR, Türk Japon Vakfı Başkanı
Deprem Deneyimlerinin Paylaşılması
- Prof. Dr. Yoshimori HONKURA, Tokyo Teknoloji Üniversitesi Öğretim Görevlisi
- Masami TAIRA, Miyagi Kenti, Shichigahama-machi Belediye Başkan Yardımcısı (Shichigahama-machi ilçesinde Türk acil yardım ekipleri faaliyet göstermiştir)
- Murat NURLU, AFAD, Deprem Dairesi Başkanı
Japonya ve Türkiye'nin Deprem Zararlarının Azaltılmasına Yönelik İşbirliği
- Akio SAITOU, Japonya İşbirliği (JICA) Türkiye Ofisi Başkanı
- Ikuko NATORI ve Miyuki KONNAI, Association for Aid and Relief Japan (AAR JAPAN)
- Yozo SHINOZAKI, TAISEI Corporation, Proje Birimi, Grup Lideri
- Jun UEKI, SKY Perfect JSAT Corporation, Kamu İşleri Birimi, Yönetici

17 Şubat 2012 Cuma

AFETLER VE KIRILGANLIK

Standard

İngilizce’de vulnerability tabiri afetle ilgili terminoloji de sık sık karşımıza çıkmaktadır. Bizim dilimize hassas, zayıf, kırılgan veya hasargörebilirlik olarak tercüme edilmektedir.
Bu kelimenin en önemli unsurunun “risk” olduğu kaçınılmazdır. Risk formülize edilirse tehlikelerin gerçekleşme olasılığının hasar görebilirlik ile çarpımıdır. Olaydan etkilenme de denilebir aslında. Yani bir olgunun hasar görebilirliği ne kadar fazla ise tehlikenin gerçekleşmesi durumunda, o olgu üzerindeki hasar ve etkilenme de o derece artmış olmaktadır. Bu olgu, kent olabilir, toplum olabilir, kişiler veya maddeler olabilir.
Bunu toplum içindeki bazı gruplara uyarlarsak; toplumun kırılgan kesimini oluşturan çocuklar, yaşlılar ve engelliler, olası bir tehlikeyle karşılaşılması durumunda başkalarının yardımına ihtiyaç duymaktadırlar.

Devamı...

Doç.Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Hiperlink Yayınları, 2015, İstanbul
ISBN 978-605-9143-12-7

2 Şubat 2012 Perşembe

KÜLTÜREL VARLIKLARIN KURTARILMASI VE KORUNMASI İÇİN İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI

Standard

TOHOKU PASİFİK OKYANUSU DEPREMİNDEN ZARAR GÖREN KÜLTÜREL VARLIKLARIN KURTARILMASI VE KORUNMASI İÇİN JAPONYA KÜLTÜREL İŞLER AJANSI TARAFINDAN YAPILAN İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI

Bildiğiniz üzere Japonya’da bugüne kadar bilinen en büyük deprem olan Tohoku Pasifik Okyanusu Depreminin ardından çok değerli can ve mal kayıpları olmuştur. Depremde hayatını kaybedenler ve etkilenenlere en derin taziyelerimi ve içten mesajlarımı iletmek istiyorum.

Sadece koruma altına alınan alanlar göz önüne alındığında 400 den fazla kültürel varlık deprem ve tsunamiden ağır hasara uğramıştır. Hasara uğrayan alan çok geniştir. Kültür Varlıklarının korunmasına Dair Kanununun yürürlüğe girmesinden bu yana karşılaştığımız en güç durumdur. Pek çok milli hazine, önemli kültürel varlıklar, özel tarihi alanlar ve eşsiz manzaraya sahip özel yerler bu afetten etkilenmiştir. Bazı eserler tamamen yok olmuş, bazılarının ise iyileştirme çalışmaları için uzun bir dönem gerekecektir.

Japon Kültür Mirası Japonya ve İnsanlık için çok değerli bir ortak mirastır. Bugün yaşayan bizler için bu hazineleri gelecek nesillere iletmek bir sorumluluktur. Bu amaçla, zarar görmüş kültür varlıklarının güvenliklerini sağlama, hırsızlığı önleme, hasarlı yapıların enkazı altında kalmış kayıp veya hasar görmüş eserleri kurtarma çalışmalarına başlamak zorundayız.

Biz Kültürel İşler Ajansı olarak taşınabilir kültürel miras için “Kültürel Miras Kurtarma Programı”nı afetten etkilenen bölgelerde araştırma merkezleri, dernekler ve eğitim birlikleri ile birlikte organize ettik. Biz hasar gören kültür varlıkları için acil olarak bir koruma merkezi istiyoruz.

Bundan sonra, konu ile ilgili uzmanların yardımıyla tarihi binalar gibi taşınmaz eserlerin restorasyonu ve rehabilitasyonu için harekete geçeceğiz. Kültürel varlıklar birer toplumun ruhsal bağlarıdır. Biz onların en kısa zamanda eski haline getirilmesinin afetten etkilenen bölge için bir gülümseme getireceğimi umuyoruz.

Kültürel İşler Ajansı, yukarıda belirtilen görev için gerekli bütçeyi sağlamak adına yoğun çaba harcamaktadır. Bizim bütçemiz uzmanların ulaşımı, malzemeleri ve eserlerin kurtarılarak korunması gibi gerekli işler için yeterli değildir. Bu nedenle kurtarma programlarının hızlı bir şekilde başarılması için geniş destek kaçınılmazdır.

Yukarıda bahsedilen kurtarma programlarına destek amacıyla dünyanın dört bir yanından gelen bağışların akışını kolaylaştırmak için Kültürel Miras ve Sanat Araştırmaları Fonu özel bir banka hesabı açmıştır. Lütfen bu hesabı Japon Kültürel Mirasını için ilgi ve anlayışınızı göstermek ve programı desteklemek amacıyla kullanınız.

Bu vesileyle Güzel Sanatlar Sergileri için Tazminat Kanununun 29 Mart 2011 de yürürlüğe girdiğini ve Haziranda uygulamaya başladığını belirtmek isterim. Bu yasa, yurtdışından sergi amacıyla getirilen ve hasar gören eserlerin tazminini kolaylaştırmayı hedeflemektedir. Ülkenizden gelen çok değerli eserlerin bu yeni yasa ile daha iyi korunacağını ümit ediyorum.

Japonya Kültürel İşlerden Sorumlu Komiseri

Seiichi Kondo


Bağış için site linkinde kredi kartınızı (http://www.bunkazai.or.jp/donate/donate_en.html) ya da aşağıdaki hesap numarasını kullanabilirsiniz.

Bank Name: Sumitomo Mitsui Banking Corporation

BIC Code (SWIFT Code): SMBCJPJT

Branch Name: Ueno Branch

Account Number: 6615496

Account Type: Futsu (Savings / Ordinary account)

Account Name: Foundation for Cultural Heritage and Art Research

Post Code: 110-0007

City Name: Tokyo

http://www.bunka.go.jp/bunkazai/tohokujishin_kanren/chokan_message_e.html

Fotoğraf: Tokyonun 400 km kuzeyinde bulunan Saikoji Tapınağındaki hasar. ( Ishinomaki, Miyagi Prefecture)

Kaynak: http://news.monstersandcritics.com/asiapacific/features/article_1629640.php/Japan-Earthquake-Tsunami-Nuclear-Accident-Aftermath-Pictures?page=7

Çeviren:Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU

30 Aralık 2011 Cuma

JICA TÜRKİYE OFİSİ HABERİ

Standard

JICA Türkiye Ofisi'nin, 5 aralık 2011 de gerçekleştirilen "Türkiye ve Japonya'da Kültürel Mirasın Korunması Paneli" ile ilgili yayınlamış olduğu haberi bilginize sunuyorum. Panelin gerçekleşmesine katkısından dolayı JICA Türkiye Ofisi'ne teşekkürlerimi arz ediyorum.





Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOGLU

29 Aralık 2011 Perşembe

AFET PARKLARINDAKİ KENT MOBİLYALARI

Standard




Afet parkları yine her zamanki gibi merkezi ve yerel hükümet tarafından üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Çok amaçlı planlama yapan Japonlar parklarda kullanılan kent mobilyalarını da çok amaçlı olarak tasarlıyor. Daha önceki yazılarımda park banklarının ocak olarak kullanıldığından bahsetmiştim. Bu yazımda da bankların içine malzeme konulması için özel olarak adeta bir kutu şeklinde tasarlanmasından bahsetmek istiyorum. Afet zamanında barınak olarak işlevlendirilecek park banklarında afetzedelerin kullanımına uygun acil kurtarma ekipmanı ve kolay monte edilebilecek tuvalet ekipmanı depolanıyor.










Devamı...

Doç.Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Hiperlink Yayınları, 2015, İstanbul
ISBN 978-605-9143-12-7

28 Aralık 2011 Çarşamba

SES PERDESİ UYGULAMALARI

Standard



Pek çok ülkede otoyol kenarlarındaki sesin etraftaki insanlara ulaşıp rahatsızlık vermesini engelleyen gürültü bariyeri niteliğindeki ses perdesi uygulamaları Japonya’da da yaygın olarak kullanılmaktadır. Japonlar’ın ses duvarı olarak adlandırdıkları bu uygulamalar kent içi ve kent dışı yollarda, raylı sistem geçiş güzergahlarında kullanılmaktadır. Bu perdeler yolun her iki tarafına da monte edilmektedir. En önemli özellikleri ses ve ışığın iletimini minimize etmeleri ile darbeler ve yangınlara karşı dayanıklı olmalarıdır. Çevresel koşullara da dayanıklı olan bu malzemelerin montajı da pratik yöntemlerle hızlı bir şekilde prefabrike olarak yapılmaktadır.



Devamı...

Doç.Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Hiperlink Yayınları, 2015, İstanbul
ISBN 978-605-9143-12-7

22 Aralık 2011 Perşembe

ŞEMSİYE DOLAPLARI VE ŞEMSİYE KABI UYGULAMASI

Standard




Islak şemsiye deyip geçmeyelim. Özellikle yağmurlu günlerde iç ortamlara şemsiye ile taşınan yağmur damlaları kayma riskine neden olmaktadır. Bununla birlikte müze gibi tarihi koleksiyonların sergilendiği mekanlarda iç ortama gelen su, ortamın bağıl neminin artmasına ve hem bina hem de koleksiyonlar için hasarlara neden olabilmektedir.

Bu nedenle Japonlar iç mekanlara girildiği anda özellikle kayma riskini minimize etmek için şemsiye dolabı veya şemsiye kabı gibi önlemler almaktadırlar. Okullar, yurtlar, alışveriş merkezleri, ofis ortamları, oteller, müzeler, hastaneler ve kamu kurumlarında sıklıkla görülebilen bu uygulamalar değişiklik arz etmektedir.

Devamı...

Doç.Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Hiperlink Yayınları, 2015, İstanbul
ISBN 978-605-9143-12-7

18 Aralık 2011 Pazar

KAMU ALANLARINDA TEKERLEKLİ SANDALYELERİN BULUNDURULMASI

Standard



Çoğumuz bir müzeye veya alışveriş merkezine gittiğinde bir yakınımız için keşke bir tekerlekli sandalye olsaydı diye hayıflanmışızdır. Hatta bir hastanede bile aynı sıkıntıyı yaşamışızdır. Japonların insanı önceliklendirmede ilk sıraya koymaları nedeniyle tekerlekli sandalye hizmetlerini kamusal alanda her yerde görebiliyorsunuz.

Müzeler, kütüphaneler, okullar, alışveriş merkezleri ve hastaneler gibi yoğun insan sirkülasyonunun bulunduğu tesislerde tekerlekli sandalye hizmeti yaygın olarak ülke genelinde veriliyor. Hatta günlük çok cazip fiyatlarla kiralama hizmeti bile sunuluyor. 

Devamı...

Doç.Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Hiperlink Yayınları, 2015, İstanbul
ISBN 978-605-9143-12-7

17 Aralık 2011 Cumartesi

ÇOK AMAÇLI AFET PARKLARINDAKİ ÇOK AMAÇLI TESİSLER

Standard



Japonlar çok akıllıca hareket ederek bir yatırımı çok amaçlı olarak planlayarak pek çok faydayı da vatandaşlarının hizmetine sunuyorlar. Bunu adeta bir taşla üç beş kuş vurmak gibi tabir edebiliriz.
Örneğin bir kent parkını sadece rekreasyon alanı olarak değil aynı zamanda acil durumlarda barınak olarak kullanılmasını sağlayacak şekilde dizayn ediyorlar ve bunları afet önleme parkları olarak adlandırıyorlar.
Ichikawa şehrindeki "Ozu Afet Önleme Parkı" afet anında vatandaşların acil tahliyesi için bir üs olarak kullanılıyor. Bu alan Ichikawa mandıralarının dönüşümü ile 2004 yılında oluşturulmuş.
Parkta çok amaçlı plaza, piknik alanı, piknik alanı, gölet, su parkı ve rekreasyon alanları bulunmaktadır.
Acil durumlarla ilgili tesisler ise, heliport alanı ve buna ait tesis, depo alanları, tahliye meydanı, içme suyu tankları (yer altında), yangın tankı, vatandaşın kullanımına yönelik çoklu musluklar, güneş enerjisi ile çalışan aydınlatma elemanları vb dir.

Devamı...

Doç.Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Hiperlink Yayınları, 2015, İstanbul
ISBN 978-605-9143-12-7

16 Aralık 2011 Cuma

AAR JAPAN MESAJI

Standard


Japonya'dan Van Depreminde mağdur olan afetzedelere yardım için gelen ve Bayram Oteli'nin enkazında kalan ancak tüm müdahalelere rağmen 10.11.2011 tarihinde hayatını kaybeden Dr. Atsushi Miyazaki'nin, vefatı nedeniyle üyesi bulunduğu AAR Japan kuruluşuna sunduğum taziye mesajı için gönderilen teşekkür mesajını paylaşıyorum:

Saygıdeğer Efendim,

Biz, AAR Japonya üyelerinden Atsushi Miyazaki’nin vefatı ve Miyuki Konnai’nin yaralanması nedeniyle gönderdiğiniz taziye ve destek için en içten takdirlerimizi sunmak istiyoruz.

Dünyanın dört bir yanından yüzlerce mesaj aldık ve sizin düşünceli hareketiniz bu zor zamanda bize sadece teselli değil aynı zamanda bir güç kaynağı olmuştur.

Sayın Miyazaki’nin naaşı 13 kasımda Japonya’ya dönmüştür ve ailesiyle buluşmuştur. Konnai Türkiye’de bir hastanede hala iyileşme döneminde olup, yakın zamanda geri dönmeyi planlamaktadır.

Bu vesile ile son depremlerde hayatını kaybedenler için en derin taziyelerimizi sunmak ve hayatta kalanların acılarını paylaşmak istiyoruz. Biz gerçekten bu trajik olay nedeniyle etkilenmiş olanların bütün zorlukları aşarak mümkün olan en kısa sürede normal hayatlarına dönebilmelerini ümit ediyoruz.

Teşekkür ederim

22Kasım 2011,

Yukie OSA

Japonya Yardım ve kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı


Çeviri: Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU


JAPONYA DEPREMİ NEDENİYLE JICA MESAJI

Standard

Sendai Depremi nedeniyle taziyelerimi bildirdiğim JICA Türkiye Ofisinden gelen teşekkür mektubunu paylaşıyorum.

Saygıdeğer Efendim,
Japonya'nın güney doğu sahilini vuran yıkıcı deprem ve tsunami afeti nedeniyle Japon Halkına göstermiş olduğunuz sempati ve iyi niyetli ifadeleriniz için teşekkür ederiz. JICA çalışanları adına içten şükranlarımı sunmak isterim.

Bildiğiniz gibi, afetzedeler çok zor şartlar altında hayat mücadelesi vermeye devam ediyorlar. Sizin yapmış olduğunuz gibi dünyanın pek çok bölgesinden gönderilen içten destek ve yardım tekliflerini gönderen siz Japonya dostlarını bilmek onların yüreklerini ısıtıyor. Bu eşi görülmemiş afet anında uluslararası toplumdan gelen acımızı paylaşma ve destek bizim için çok cesaret ve güven verici olmakta, yüz yüze bulunduğumuz bu zor yolda yeniden yapılandırma faaliyetleri kapsamındaki çabalarımızda yalnız olmadığımızı göstermektedir.

Ben yeniden samimi mesajınız ve JICA ile işbirliğini devam ettirme arzunuz nedeniyle en içten şükranlarımı yenilemek istiyorum

Saygılarımla,
Kazuhide NAGASAWA
JICA Türkiye Ofisi Başkanı

Çeviri: Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU

AFET MESAJLAŞMA SİSTEMİ

Standard

Japonya’da faaliyet gösteren NTT firmasına ait “Afet Mesajlaşma Servisi” hakkında bilgi vermek istiyorum. Bilindiği gibi afet anlarında insanların acele ile aynı anda yakınlarından haberdar olabilmek veya yakınlarına bilgi verme ihtiyacından dolayı telefon hatlarında kesintiler meydana gelebilmektedir. Özellikle afetin etki ettiği alan büyükse bu ihtiyaç daha fazla insan tarafından talep edilmektedir. NTT nin önemli bir servisi sayesinde bu ihtiyaç karşılanabilmektedir. Bunun için kullanıcıların firma ile herhangi bir mukavele imzalaması gerekmemektedir.
Kullanıcılar 171 i aradıktan sonra 1 'i, alan kodlarını ve telefon numaralarını tuşlamaları gerekiyor. Ailelerine mesaj göndermek istiyorlarsa yine 171 i aradıktan sonra 1, ailesinin alan kodunu ve telefon numaralarını tuşlamaları gerekiyor. Ardından 30 saniye içinde sesli mesajın kayıt edilmesi gerekiyor. 1 ve kare ile mesajın kaydedilmesi başlanıyor 9 ve kare tuşlama ile de mesaj bırakma işlemi tamamlanıyor.
Mesajı dinlemek için de 171 aranıyor, 2 ve ardından alan kodu ile telefon numarası tuşlanıyor. Bundan sonra bırakılan mesaj dinlenebiliyor.
Japoya’daki tüm telefon şirketleri insanların güvenliği için buna benzer hizmetler sunmaktadır. NTT afet mesajlaşma sistemi her ayın ilk günü ile Afet Önleme Haftasında ( 30 ağustostan 5 eylüle kadar) test edilebilmektedir.
Konu ile ilgili ayrıntılı bilgiye NTT firmasının http://www.ntt-east.co.jp/saigai_e/voice171/index.html linkinden; sistemin kullanılmasına ise yine firmaya ait http://www.ntt-east.co.jp/saigai_e/voice171/images/manual.pdf linkinden ulaşabilirsiniz.
Ayrıca pratik kullanımı anlatan İngilizce ve Japonca animasyon da sitede yer almaktadır. http://www.ntt-east.co.jp/saigai_e/voice171/hayawakari.html
Bu çok önemli hizmetin ülkemizdeki mobil hizmetler sunan firmalar tarafından da sağlanmasını diliyoruz.

Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0 

15 Aralık 2011 Perşembe

DEPREM VE TSUNAMİ AFETİNDEN 6 AY SONRA JAPONYA

Standard
Tokyo (AP). Geçtiğimiz Pazar Japonya’nın kuzeydoğu sahilini vuran yıkıcı deprem ve tsunami afetinin 6. ayını doldurduğu gündü. 20.000 kişi hayatı kaybetti ya da kayboldu, 800.000 den fazla ev tümüyle ya da kısmen yıkıldı. Afet, iş hayatını, yolları ve alt yapıyı felce uğrattı. Japon Kızıl Haç Teşkilatı 400.000 insanın yerinden edilmiş olduğunu tahmin ediyor.
Yarım yıl sonra, fiziksel olarak ilerlemeler olduğu görülmektedir.
Enkazın çoğu kaldırılmış ya da en azından yığın haline getirilmiş. Liman kenti Kesennuma'da, tsunaminin içerilere kadar taşıdığı teknelerin çoğu kaldırılmış. 

Devamı...

Doç.Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Hiperlink Yayınları, 2015, İstanbul
ISBN 978-605-9143-12-7

9 Aralık 2011 Cuma

TÜRKİYE VE JAPONYADA KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI

Standard



İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Üniversitesi, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve JICA Mensupları Derneği'nin işbirliği ile düzenlenen “Türkiye ve Japonya’ da Kültürel Mirasın Korunması” konulu panel 05 Aralık 2011 tarihinde Atatürk Kitaplığı'nda gerçekleşti.

Programda ilk olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.Kadir TOPBAŞ'ın açılış telgrafı okundu. Ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler ve Müzeler Müdürü Ramazan MİNDER, JICA Mensupları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Saliha AKBAŞ ve JICA Türkiye Ofisi Temsilcisi Yasutake HOMMA'nın açılış konuşmaları gerçekleşti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler ve Müzeler Müdürü Ramazan MİNDER, böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını, İBB'nin kültür mirasını korumaya yönelik kütüphaneler ve müzelerle ilgili faaliyetleri ile kent müzesi kurulma çalışmalarını anlattı. Geçmişten günümüze ulaşan taşınır ve taşınmaz kültür mirasının gelecek kuşaklara da taşınmasının önem arz ettiğini vurguladı.

JICA Mensupları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Saliha AKBAŞ ise Dernek Başkanı Dr. Hüseyin VELİOĞLU'nun Van Depremi nedeniyle bölgede yoğun çalışmalarda bulunduğunu anlatarak JICA Mensupları Derneğinin 1988 yılında kurulduğundan bu yana geçen süreci anlattı. Japonya'da JICA kurslarına katılan kursiyerlerin oluşturduğu derneğin üye sayısının 800'e ulaştığını, kursiyerlerin Tarım, İçişleri, Dışişleri Milli Eğitim, Sağlık Bakanlıkları ile Belediyeler, Üniversiteler, STK ve özel sektördeki kuruluşlarda görev yaptığını söyledi. Kültür Mirasının korunmasına yönelik çalışmaların sadece Japonya ve Türkiye'de değil tüm dünyada hız kazandığını belirtti.

Açılış konuşmalarından sonuncusunu gerçekleştiren JICA Türkiye Ofisi Temsilcisi Yasutake HOMMA, Japonya ve Türkiye'de meydana gelen büyük ölçekli depremlere vurgu yaparak, kültürel mirasın korunmasına yönelik afetlerin sebep olduğu zararların azaltılması için geçmiş tecrübelerden dersler çıkarılmasını anlattı. İki ülkenin de afetlerin çok sayıda olduğu bölgelerde bulunmakta olduğunu vurgulayarak, bu nedenle de iki ülkenin de tecrübe ve bilgi paylaşımının çok önemli olduğunu söyledi.



Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi.


İstanbul Üniversitesi Müzecilik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fethiye ERBAY'ın yöneticiliğini yaptığı panelde; İstanbul Üniversitesi'nden Doç.Dr. Ahmet GÜLEÇ, "Müzeler ve Koruma Kavramı"; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU, "Türkiye ve Japonya’da Kültürel Mirasın Korunmasına Yönelik Risk Tedbirleri"; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden Yasemin MASARACI, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Müzecilik Çalışmaları" konulu sunumları gerçekleştirdiler.

Soru ve Cevap kısmının ardından kokteyl ile program sona erdi.

Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU

27 Kasım 2011 Pazar

1923 BÜYÜK KANTO DEPREMİ

Standard


17 Ocak 1995 Salı günü saat 5:46’da Kobeliler hiç beklemedikleri bir
depremle uyandılar. Richter ölçeğine göre 6.8 büyüklüğündeki
deprem; ardında 6000 ölü, 30.000 yaralı ve 300.000 evsiz insan
bırakıyordu. 100.000 bina, deprem ve depremin ardından oluşan
yangınlar nedeniyle ciddi hasara uğradı veya yerle bir oldu. 148
farklı yerde çıkan yangınlarda 6513 bina hasar gördü. Bu deprem
kayıtlara 1923 yılındaki Büyük Kanto depreminden sonra Japonya’yı
en fazla etkileyen deprem olarak kayıtlara geçti. Hasar tahmini 150- 200 milyar dolardı.
Depremlerin ardından ikincil afet olarak gelişen yangınların birçok
sebebi bulunmaktadır. Japonya’da ikamet olarak kullanılan çoğu
konut ahşap malzeme ile inşa edilmektedir. Yatay deprem kuvvetleri
karşısında yeterli dayanıklılığa sahip olmayan bu tür yapılarda
önemli hasarlar oluşmaktadır. Ahşap veya bambu ile inşa edilen bu
tür yapıların üzeri çok ince bir sıva tabakası ile kaplanmaktadır.
Deprem anında bu sıva tabakası dökülerek ahşap kısımlar açığa
çıkmaktadır. Ahşap malzeme bilindiği gibi çok kolay yanıcı ve
tutuşabilir özelliktedir. Deprem sonucu kırılan ve dökülen ahşap
parçaları en ufak bir kıvılcımla tutuşarak yangına sebep olmaktadır. 

Kobe’nin dar sokaklarında enkazın, yol açma ve kurtarma
çalışmalarında sürekli yer değiştirmesi de bu ahşap parçalarının
daha küçük parçalar halinde ayrılmasını ve de yayılarak hızlanan
yangın riskini beraberinde getirmektedir. Havai elektrik hatları da
bu riski artırmaktadır. Hatta Tokyo’da gittiğim Ulusal Yangın ve
Afet Araştırma Enstitüsünde, 1923 Tokyo’yu vuran Büyük Kanto
depreminin ardından oluşan ve binlerce insanın ölümüne sebep olan
hortum benzeri yangınlar laboratuvar ortamında oluşturulup
nedenleri ve etkilerinin halen bir araştırma konusu olduğunu
gözlemledim. Japonlar bu tür yangınların kaynağını büyük bir
merakla test etmeye devam ediyorlar.

Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
 Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU

17 Kasım 2011 Perşembe

JAPONLARDAN ÖĞRENECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR

Standard
Barınak olarak kullanılan okul benzeri yapılar da çok amaçlı olarak
inşa edilmektedir. Hem depreme karşı güçlendirmeleri yapılmakta,
hem de spor salonları afetzedelerin bir müddet orada ikamet
edecekleri ihtimaline göre tasarlanmaktadır. Vatandaşlar afet
olduktan sonra kalabilecekleri yerleri en yakın belediye bürosundan
ve internetten öğrenebilmektedirler. Yine telefonların çalışmayacağı
ihtimaline karşılık “Afet Acil Mesaj Sistemi Alo 171” de devrededir.
Bu sesli bir mesaj sistemi olup, ulaşmak istediğiniz kişinin cep
telefonuna ücretsiz olarak sesli mesaj gönderme şansınız
bulunmaktadır.

Afet sonrası vatandaşların kullanacağı geçici barınak alanları ihtiyacı
için özel mülkiyete ait ekili ve dikili alanlar da devlet tarafından
geçici olarak kullanılabilmektedir. Yine afet sonrasında
haberleşmenin etkin olabilmesi için taksi şöferlerinden istifade
edilmektedir.
Tüm bunlar önceden hazırlık yapılarak risk azaltma çalışmaları olup
etkin bir afet yönetiminin olmazsa olmazlarıdır. Her şey insan için…

Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU

22 Temmuz 2011 Cuma

HİSSEDİLEBİLİR YÜZEY ÇALIŞTAYI

Standard

13-14 Temmuz 2011 tarihleri arasında Ankara’da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından "Hissedilebilir Yüzey Çalıştayı" düzenlendi. Bu çalıştay 12.11.2010 tarihli ve 27757 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ulaşılabilirlik Stratejisi ve Ulusal Eylem Planı kapsamında dış ve iç mekanlarda engellilere yönelik hissedilebilir yüzey uygulamalarına ait standartların geliştirilmesi ve en uygun yüzeyin belirlenebilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalıştaya Ankara Büyükşehir Belediyesi ev sahipliği yapmış, uygulama kısmı ise Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Belbeton AŞ. Tesislerinde gerçekleştirilmiştir.

http://www.ozida.gov.tr/ulasilabilirlik/HissedilebilirYuzeyCalistayi/cindex.htm

Günlük hayatta fiziksel engellilerin daha bağımsız ve güvenle hareketlerini sağlayacak standartların geliştirilmesi için çaba harcayan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Özürlüler İdaresi Başkanlığını ve çalıştaya emeği geçen tüm personeli içtenlikle kutluyorum.

Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU

HİSSEDİLEBİLİR KALDIRIMLAR

Standard
Hissedilebilir Yüzey Uygulamaları gelişmiş ülkelerde başta Japonya olmak üzere yaygın olarak kullanılmaktadır. Japonya’da 1965 yılında başlayan çalışmalar Arazi Bakanlığı tarafından belirlenen alt yapı, ulaşım ve turizm yönetmelikleri vasıtasıyla geniş uygulama alanı bulmuştur.

Hissedilebilir yüzey uygulamalarında kullanılan hissedilebilir kaldırım olarak (tactile paving) adlandırılan yer karolarında iki tür işaretleme/iz bulunmaktadır. Bunlardan noktasal olanların iki fonksiyonu bulunmaktadır. İlki tehlikeli durumlar için uyarı anlamı taşımaktadır.

Özellikle basamak, yürüyen merdiven, tren, tramvay, metro platformları, ağaç, direk gibi düşey tehlikeleri işaret ediyor.

İkincisi ise telefon kulübesi, bilet gişesi, terminal, posta kutusu, asansör gibi günlük hayatta kullanılan tesislerin bulunduğu alanları işaret etmektedir.

Devamı...

Doç.Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Hiperlink Yayınları, 2015, İstanbul
ISBN 978-605-9143-12-7

Yuriage’nin Bahçeleri

Standard



Yuriage’nin mis kokulu bahçelerinde

Büyümüştük…
Bezenmiş Sakuralarla
O narin dallarında
Kah nehrinde gezerdik
Kah denizinde
Korkmadan enginlerde…
O mis gibi havayı
Çekerek
İçimize aşkla,
Yürüdük doğanın kalbine
Ama bir gün…
Yenildik mi yoksa
Bahçelerimizi teslim ederken
Simsiyah dalgalara
O duman ki evlerimizden yükselirken
Ve kapkara çamur deryası
Örterken
Tüm güzellikleri…
Yeni bir gün doğacak
Biliyoruz bunu biz
Bir günün ardından
Taze bahar fısıltılarıyla
Toprağın filizleriyle yeniden
Söyleyecek kulağımıza
Biz buradayız, buradayız…
Şiir: Alpaslan Hamdi Kuzucuoğlu

23 Ekim 2010 Cumartesi

KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASINDA KADINLARIN ROLÜ

Standard

Japonya’da yapılan her türlü aktivitede halk katılımı son derece önemseniyor. Son yıllarda yapılan “Koruma Yürürlükte” Projesi kapsamında restoresi yapılan tarihi yapıların sayısı hızlı bir atış göstermiştir. Halk katılımını amaçlayan aktiviteler tarihi mirasın korunmasından sorumlu olan paydaşlar arasındaki dayanışma ve işbirliğini de artırmıştır. Tarihi yapıların sahipleri ve belediyeler yerel halk topluluklarını da projeye dahil ederek aktivite perspektifini geliştirmişlerdir. Proje ile aynı zamanda halkın bilinçlenmesi ve kültür mirasına verilen değerin anlaşılması sağlanmıştır. Böylece Kültür Mirası Eserleri Koruma Kanununun temel ilkelerinin işlerlik kazanmasına katkıda bulunulmuştur.

Devamı...

Doç.Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Hiperlink Yayınları, 2015, İstanbul
ISBN 978-605-9143-12-7

MÜZE OBJELERİ İÇİN TABAN İZOLASYONU

Standard
Yoğun deprem aktivitesi bulunan Japonya, kültürel mirasın korunması amacıyla teknolojiden faydalanma konusunda önemli deneyime sahiptir. Paha biçilemeyen o eşsiz tarihi eserler ve Japonların engin vefa duygusu. İkisi bir araya gelince elbette en üst düzey koruma beklenir. Pek çok koruma tekniğinden biri de tarihi eserlerin sismik aktiviteden en az surette etkilenmelerini sağlayan taban izolasyonu yöntemidir.











Devamı...

Doç.Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Hiperlink Yayınları, 2015, İstanbul
ISBN 978-605-9143-12-7

MOBİL DEPREM SARSMA ARAÇLARI

Standard
Depremle ilgili eğitim çalışmalarında sarma tablaları etkin şekilde kullanılmaktadır. Miki Bölgesinde bulunan Hyogo Deprem Mühendisliği Araştırma Merkezi "E-Defense" de yer alan dünyanın en büyük sallama tablasında öğrencilerin bulunduğu platform insana zarar vermeyen malzemeden yükler de konularak sarsılmaktadır. Bu sarsma deneyleri eğlenceli bir oyuna dönüşmektedir. Özellikle okulları sık sık ziyaret eden mobil deprem sarsma araçları ile her öğrenci uygulamalı tatbikat yapma fırsatı bulabilmektedir. Sabit olmayan bu hareketli eğitim araçları vasıtasıyla daha çok öğrencinin eğitilmesi ile maksimum fayda amaçlanmıştır.

Devamı...

Doç.Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Hiperlink Yayınları, 2015, İstanbul
ISBN 978-605-9143-12-7

GELİŞMİŞ ALTYAPI SİSTEMLERİ

Standard

Japonya’da altyapıların deprem karşısındaki performansları , tamir ve takviyeleri konusunda epeyce yol alınmıştır. Lifelines olarak tabir edilen kentin adeta can damarı olan altyapı sistemleri olası bir afet için kırılgan bir yapıdadır.
Su dağıtım kanalları gibi altyapı tesisleri faylanma, sıvılaşma, farklı oturma, toprak kayması gibi zemin hasarlarından etkilenir. 

Devamı...

Doç.Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Hiperlink Yayınları, 2015, İstanbul
ISBN 978-605-9143-12-7

YABANCILARA YÖNELİK BİLGİLENDİRME

Standard
Japonlar gerek afete hazırlık kapsamında gerekse afetin meydana gelmesinden sonra yapılacaklarla ilgili olarak hem kendi vatandaşlarına hem de ülkede bulunan yabancılara yönelik bilgilendirme hizmeti sunuyor. Halkın bilinçlendirilmesi amaçlı Risk İletişiminde Bilgi Teknolojileri (IT) etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Tokyo Büyükşehir Yönetimi (TMG) web sayfasında afetle ilgili ayrıntılı bilgilere ulaşılabildiği gibi cep telefonlarıyla da erişim mümkün olmaktadır.



Devamı...

Doç.Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Hiperlink Yayınları, 2015, İstanbul
ISBN 978-605-9143-12-7