14 Kasım 2014 Cuma
11 Kasım 2014 Salı
TÜRKİYE'DE VE JAPONYA'DA KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI KİTABI YAYINLANDI
Standard24 Şubat 2013 Pazar
KENTSEL RİSKLER VE JAPONYADAKİ UYGULAMALAR
StandardMimar ve Mühendisler Grubu’nun periyodik olarak düzenlediği "Bizbize Konuşmalar Etkinliğinde 20 Şubat 2013 tarihinde " Kentsel Riskler ve Japonyadaki Uygulamalar" isimli bir sunum gerçekleştirdim. Mimar ve Mühendisler Grubu’na (MMG) misafirperverlikleri için teşekkür ederim.
http://www.mmg.org.tr/4-bizbize-konusmalar/387-alpaslan-kuzucuoglu-japonya-daki-afet-calismalarini-anlatti.html
Mimar ve Mühendisler Grubu’nun düzenlemiş olduğu Bizbize Konuşmalar etkinliğinin konuğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Etüt ve Projeler Daire Başkanlığı’ndan Dr. Alpaslan Hamdi Kuzucuoğlu oldu. Katılımcılara “Kentsel Riskler ve Japonya Modeli” konulu bir sunum yapan Kuzucuoğlu, deprem konusunda Japonya’nın geliştirdiği ve uygulamaya koyduğu proje ve çalışmalardan bahsetti.
“Sonuca odaklı değil, Sürece odaklı çalışmalar yapıyorlar”
JICA’nın afet risk yönetimine Sürekli İyileştirme, Risk iletişimi ve Gereğinden fazla önlem alma üçleminde bir yaklaşımı olduğunu belirten Kuzucuoğlu, sonuca odaklı değil, sürece odaklı çalışmaların yapıldığını dile getirdi. Süreci iyileştirme amacıyla yola çıkarak bu doğrultuda kalite, hız ve verim açısından daha iyi olabilmenin hedeflendiğini belirten Kuzucuoğlu, risk iletişiminin de toplumun bütün katmanlarıyla ortaklaşa gerçekleştirilen bir çalışma olduğunu kaydetti. Risk iletişimi konusunda; “Japonlarda da bizde olduğu gibi İmece usulüne benzer bir çalışma sistematiği var. Bir arada çalışabiliyorlar ve sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, devlet kurumları ve vatandaşlar arasında bu konuda çok iyi bir iletişim sağlanmış durumda“ açıklamasını yapan Kuzucuoğlu; gereğinden fazla önlem konusu hakkında da “her şeyi kılı kırk yararcasına inceleyerek çalışmalarını çok yönlü bir şekilde gerçekleştiriyorlar” diye konuştu.
“Japonlar deprem güvenliği konusunda devlete güveniyorlar”
Japonya’nın geçmişten beri acı deprem tecrübeleri olduğunu dile getiren Kuzucuoğlu, Japonların deprem konusunda önemli çalışmalar yaptığını; özellikle Kensai bölgesini vuran ve 1995 Kobe Depremi olarak bilinen son depremden sonra çalışmaların daha da hızlandırılarak titizlikle sürdürüldüğünü söyledi. Japonya’daki yetkililerin çalışmalarının, deprem konusunda halka ayrıca bir güven verdiğini belirten Kuzucuoğlu; “Japonya’daki vatandaşlar deprem öncesi ve sonrası oluşabilecek tehlikeler konusunda bilgili olmanın yanı sıra devletine ve bu konudaki çalışmalara güvenerek depremlere karşı alınacak önlemler konusunda daha emin adımlar atabiliyorlar.” dedi.
Sadece deprem değil tsunami önlemlerini de alıyorlar
Depreme dayanıklılık konusunda sadece binaları düşünmekle kalmayarak, caddeler, sosyal sonatı alanları ve otobanlar gibi bölgelerin sağlam inşa edilmesine de önem verildiğine dikkat çeken Kuzucuoğlu, Japonların tsunami konusunda da gereken önlemi aldıklarını ve sahil bölgelerine bu amaçla setler yaptıklarını bildirdi.
“Afetin hem öncesini hem de sonrasını düşünüyorlar”
Japonya’da Afet yönetiminin, kriz ve risk yönetimi olarak ikiye ayrılarak incelenmesi gerektiğine vurgu yapan Kuzucuoğlu, genelde zarar azaltma, hazırlık, iyileştirme ve müdahale aşamalarından oluştuğunu dile getirdi. Afet olmadan önceki çalışmaları risk yönetimi olarak adlandıran Kuzucuoğlu, afet sonrası çalışmaları da kriz yönetimi olarak açıkladı. Konunun öncesindeki çalışmaların önemine dikkat çeken Kuzucuoğlu; “afetin sadece sonrasındaki çalışmaları düşünmüyorlar. Afet öncesi çalışmaların içersinde sadece depremin hasarının azaltılması değil, depremden sonra gerçekleştirilecek kriz yönetiminin önceden çalışmalarını da yapıyorlar. Afet öncesi çalışmaların önemi en az afet sonrası yapılan çalışmalar kadar önemlidir. Yani testi kırılmadan önce yapılan çalışmalar olarak da değerlendirebiliriz.” dedi. Kentlerde yaşayan kişilerin daha önceden bilgilendirilerek depreme hazırlıkları konusunda projeler yürütüldüğünün altını da çizen Kuzucuoğlu, afetten önce kentlerde yaşayan vatandaşların gerekli standartların sağlanmasıyla birlikte kontrol mekanizmalarının güçlendirildiğini aktardı.
“Afetler tehdit midir, fırsat mıdır?”
2005 yılında Japonya’nın Kobe şehrinde 2005-2015 yıllarını kapsayacak bir eylem planı hazırlandığını belirten Kuzucuoğlu, Kısaca HFA olarak tanımlanan Hyogo Eylem Çerçevesi’ne (Hyogo Framework for Action) göre; risklerin önceden belirlenmesi gerektiğini ve afet olduktan sonra değil afet olmadan önce yapılacak risk azaltma çalışmalarına öncelik verilmesi konusunda çalışmalar yapıldığının altını çizdi.
Afetlerin tehdit olduğu kadar bir fırsat da olduğunu dile getiren Kuzucuoğlu, yaptığı açıklamasında; “Afetleri belki kötü bir şey olarak algılıyoruz ama belki o kentin iyileşmesine bir fırsat sağlıyor veya daha büyük bir deprem için alınacak önlemleri beraberinde getiriyor. Mesela ben Endonezya’daki tsunami felaketiyle ilgili incelemeler doğrultusunda aralık ayında yerinde inceleme için Endonezya’ya gitmiştim. Oradaki ayrılıkçı bir örgütlerin çalışması varken afet sonrasında silah bırakma kararı almışlar. Yani şu anda; dediklerine göre Endonezya afet öncesine göre daha cıvıl cıvıl ve herkes akşam saatlerinde dışarıya çıkıyor. Bu açıdan bakıldığında da bir fırsat niteliği taşıyor. Ticari hayat artmış, daha güçlü binalar yapılıyor.” dedi.
ÇEVRESEL RİSKLERİN ETKİLERİ VE KENT ÖLÇEĞİNDE YAPILABİLECEKLER
Standardhttp://www.tekderistanbul.org/MediaFile/dokumanlar/hendese-sayi-1.html
Yani bu tablolardan da anlaşılacağı üzere insanoğlunu korkunç senaryolar beklemektedir. Bu nedenle akademisyenler son yıllarda hava kirletici gazların iç ve dış ortamlara yaptığı etkiler üzerine çalışmalarını yoğunlaştırmıştır. Bu amaçla AB Projeleri gerçekleştirilmiş olup pek çok proje de halen devam etmektedir. MEMORI / Measurement, Effect Assessment and Mitigation of Pollutant Impact on Movable Cultural Assets. Innovative Research for Market Transfer, CULT-STRAT / Assessment of Air Pollution Effects on Cultural Heritage - Management Strategies gibi projelerde hava kirleticilerinin kültür mirasa olan etkilerinin amacıyla test metotları geliştirilmiş, risk indikatörleri, eşik değerleri tespit edilmiş, modellemeler yapılarak kültür mirası koruma stratejileri belirlenmiştir. Bu çalışma sonuçları ile hem ekosistem hem de insan sağlığı üzerine hava kirliğinin etkileri yaklaşımları da karşılaştırılmıştır.
1970 yıllardan beri özellikle iç ortamlarda iç hava kalitesi ile ilgili sorunlar gözlenmiştir. Hava geçirmez olarak inşa edilen binaların yapılma amacındaki temel neden fazla enerji kullanmama ihtiyacıydı. Bu da az havalandırmayı beraberinde getirdi. Bilgisayarların kullanılmaya başlanması, kapalı alanlarda pek çok kişinin birlikte çalışması, iç kirleticilerin yüksek konsantrasyonlarda bulunması insan sağlığını tehdit eden önemli faktörler olmuştur.[5]
İç ortamlardaki hava kirliliği etkilerini periyodik olarak ölçmek için pasif ve aktif ölçüm metotlarından faydalanılmaktadır. Çeşitli metal kuponlar ve örnekleyiciler (sampler) pasif yöntemler olup, elektronik esasla çalışan sensörlü (sabit ya da hareketli) veri kaydediciler (data logger) aktif yöntemler olarak tanımlanmaktadır. Bu tür izleme (monitoring ) araçlarıyla sürekli olarak iç ve dış ortamlar izlenmelidir. Eğer hava kirleticileri için belirlenmiş eşik değerler aşılıyorsa buna göre gerekli önlemler alınmalıdır.
Dış ortamlardaki etkileri araştırmak amacıyla yine hava kirliliği izleme istasyonları kurulmaktadır. Çeşitli kurumlar kent bazında kurdukları izleme istasyonları sayesinde hava kirliği verilerini elde etmektedir. Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi 10 hava kalitesi ölçüm istasyonu ile hizmet vermektedir. Ölçülen hava kirleticilerinin 15 dakikalık ortalamaları istasyonlardaki bilgisayarlar tarafından otomatik olarak kaydedilmektedir. Sonra bu veriler teknik elemanlarca saatlik ve günlük ortalamalara dönüştürülmektedir [6]. Ayrıca AB Projesi olan LIFE Projesi (Development of a GIS Based Decision Support System For Urban Air Quality Management In The City of Istanbul) sonucu elde edilmiş çıktılar günlük olarak yayınlanmaktadır. Aynı zamanda istenilen tarih aralığında yine istenilen bir istasyona ait hava kirliliği raporlarına da web üzerinden ulaşılabilmektedir.
(http://application2.ibb.gov.tr/IBBWC/HavaKalitesi.aspx)
Yazıdan istifade edecekler için Referanslar:
1-Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0
2-Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Hendese Bilim, Teknoloji ve Düşünce Dergisi 1. Sayı
Teknik Elemanlar Derneği (TEKDER) İstanbul Şube Başkanlığı Yayını
JAPONYA’DA CBS KULLANIMI VE GELİŞİMİ
Standard26 Ocak 2013 Cumartesi
KENTSEL RİSKLER VE JAPONYA MODELİ
Standard
İlk kitabım olan "Kentsel Riskler ve Japonya Modeli" yayınlandı (ISBN 978-605-63408-4-0). Kitap Konya Japon Kültür Merkezi tarafından basıldı. Dernek Başkanı İnş.Müh. Mehmet Ali ARPACI, kapak tasarımını yapan Konya B.şehir Bld. Emlak ve Kamulaştırma Müdürü Hrt.Müh. Fatih Sert'e, kitabın önsözünü yazan Prof.Yasuo TANAKA ile Türkiye JICA Ofisi Başkanı Akio SAITO'ya teşekkürlerimi arz ediyorum.Kitabın tüm insanlığa faydalı olmasını diliyorum.
5 Haziran 2012 Salı
DEPREM MÜHENDİSLİĞİ ALANINDA JAPONYA VE TÜRKİYE ARASINDAKİ İŞBİRLİĞİNİN 60. YILI ÇALIŞTAYI
Standard1-2 Haziran 2012 tarihlerinde İTÜ Ayazağa Kampüsü Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetim Enstitüsünde vefa dolu bir program gerçekleştirildi. Deprem Mühendisliği alanında 1950 li yıllara dayanan Türk Japon dostluğu vurgulandı ve emeği geçen gerek Türk gerekse Japon bilim adamlarının hayatlarından kesitler sunuldu.
Bu önemli Çalıştay; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İTÜ, JICA Türkiye Ofisi ve JICA Derneği tarafından organize edildi.
Bilindiği üzere geçtiğimiz yıl hem Japonya ve hem de Türkiye büyük deprem felaketiyle karşı karşıya kaldı. Afet yönetimi ve zarar azaltma çalışmalarının öneminin gittikçe kavranmaya başlandığı günümüzde, Japon dostlarımız kendi deneyim ve bilgi birikimlerini JICA aracılığıyla bilim adamlarımıza ve kamu görevlilerine Japonya’da düzenledikleri eğitim ve pratik çalışmalarla aktarmakta ve bu konuda ülkemize büyük katkılar sağlamaktadırlar. Emeği geçen herkesi burada bir kez daha saygıyla anmak istiyorum.
Söz konusu çalıştayın programına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
http://www.eedmi.itu.edu.tr/pdf/TR_JP_Earthquake_Eng_60th_Anniversar_Workshop.pdf
1 Mart 2012 Perşembe
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE JAPONYA İSTANBUL BAŞKONSOLOSLUĞU DEPREM SEMİNERİ
Standard
26 Şubat 2012 Pazar
DEPREM ZARARLARININ AZALTILMASI SEMİNERİ
Standard
17 Şubat 2012 Cuma
AFETLER VE KIRILGANLIK
Standard
2 Şubat 2012 Perşembe
KÜLTÜREL VARLIKLARIN KURTARILMASI VE KORUNMASI İÇİN İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI
Standard
TOHOKU PASİFİK OKYANUSU DEPREMİNDEN ZARAR GÖREN KÜLTÜREL VARLIKLARIN KURTARILMASI VE KORUNMASI İÇİN JAPONYA KÜLTÜREL İŞLER AJANSI TARAFINDAN YAPILAN İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI
Bildiğiniz üzere Japonya’da bugüne kadar bilinen en büyük deprem olan Tohoku Pasifik Okyanusu Depreminin ardından çok değerli can ve mal kayıpları olmuştur. Depremde hayatını kaybedenler ve etkilenenlere en derin taziyelerimi ve içten mesajlarımı iletmek istiyorum.
Bu vesileyle Güzel Sanatlar Sergileri için Tazminat Kanununun 29 Mart 2011 de yürürlüğe girdiğini ve Haziranda uygulamaya başladığını belirtmek isterim. Bu yasa, yurtdışından sergi amacıyla getirilen ve hasar gören eserlerin tazminini kolaylaştırmayı hedeflemektedir. Ülkenizden gelen çok değerli eserlerin bu yeni yasa ile daha iyi korunacağını ümit ediyorum.
Seiichi Kondo
Bank Name: Sumitomo Mitsui Banking Corporation
BIC Code (SWIFT Code): SMBCJPJT
Branch Name: Ueno Branch
Account Number: 6615496
Account Type: Futsu (Savings / Ordinary account)
Account Name: Foundation for Cultural Heritage and Art Research
Post Code: 110-0007
City Name: Tokyo
http://www.bunka.go.jp/bunkazai/tohokujishin_kanren/chokan_message_e.html
Fotoğraf: Tokyonun
Çeviren:Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
30 Aralık 2011 Cuma
JICA TÜRKİYE OFİSİ HABERİ
Standard29 Aralık 2011 Perşembe
AFET PARKLARINDAKİ KENT MOBİLYALARI
Standard
28 Aralık 2011 Çarşamba
JICA MENSUPLARI DERNEĞİ
StandardSES PERDESİ UYGULAMALARI
StandardPek çok ülkede otoyol kenarlarındaki sesin etraftaki insanlara ulaşıp rahatsızlık vermesini engelleyen gürültü bariyeri niteliğindeki ses perdesi uygulamaları Japonya’da da yaygın olarak kullanılmaktadır. Japonlar’ın ses duvarı olarak adlandırdıkları bu uygulamalar kent içi ve kent dışı yollarda, raylı sistem geçiş güzergahlarında kullanılmaktadır. Bu perdeler yolun her iki tarafına da monte edilmektedir. En önemli özellikleri ses ve ışığın iletimini minimize etmeleri ile darbeler ve yangınlara karşı dayanıklı olmalarıdır. Çevresel koşullara da dayanıklı olan bu malzemelerin montajı da pratik yöntemlerle hızlı bir şekilde prefabrike olarak yapılmaktadır.
22 Aralık 2011 Perşembe
ŞEMSİYE DOLAPLARI VE ŞEMSİYE KABI UYGULAMASI
Standard18 Aralık 2011 Pazar
KAMU ALANLARINDA TEKERLEKLİ SANDALYELERİN BULUNDURULMASI
Standard
17 Aralık 2011 Cumartesi
ÇOK AMAÇLI AFET PARKLARINDAKİ ÇOK AMAÇLI TESİSLER
Standard

Örneğin bir kent parkını sadece rekreasyon alanı olarak değil aynı zamanda acil durumlarda barınak olarak kullanılmasını sağlayacak şekilde dizayn ediyorlar ve bunları afet önleme parkları olarak adlandırıyorlar.
Ichikawa şehrindeki "Ozu Afet Önleme Parkı" afet anında vatandaşların acil tahliyesi için bir üs olarak kullanılıyor. Bu alan Ichikawa mandıralarının dönüşümü ile 2004 yılında oluşturulmuş.
Parkta çok amaçlı plaza, piknik alanı, piknik alanı, gölet, su parkı ve rekreasyon alanları bulunmaktadır.
Acil durumlarla ilgili tesisler ise, heliport alanı ve buna ait tesis, depo alanları, tahliye meydanı, içme suyu tankları (yer altında), yangın tankı, vatandaşın kullanımına yönelik çoklu musluklar, güneş enerjisi ile çalışan aydınlatma elemanları vb dir.








