20 Ağustos 2008 Çarşamba

BİR GÖRME ENGELLİ BAŞARI HİKAYESİ: WAICHI SUGIYAMA

Standard

Japonya denince hepimizin aklına çalışmak gelir. Japonya’nın neresine gitseniz “ Japonya’nın geleceği çalışmak” ibaresine rastlarsınız. Her alanda olduğu gibi Japonya’da görme engelliler de tüm insanlık için çığır açan yenilikler getirmişlerdir. Görme engelliler için 16. yy da Waichi Sugiyama ile başlayan bu yenilik hareketinin meyvelerini tüm Japonya ölçeğinde görebilirsiniz. Waichi Sugiyama dünyanın ilk görme engelli akupunkturisti olma ünvanını taşıyor. Diğer bir değişle günümüzde kullanılan ve iğne ile yapılan akupunkturu 16. yy. ortalarında ilk kez bulan kişi. 18 yaşında evden akupunkturist olmak için ayrılıyor. Edo döneminin en ünlü üstadı Takuchi Yamaseyi buluyor. 5 yıl onun gözetiminde çalışıyor. Fakat hocası onun çalışmalarını beğenmeyerek hakaret ederek kovuyor. Hiçbir zaman başarılı bir akupunkturist olamayacağını zavallı teknikler yaptığını söylüyor. Waichi bu kalp kırıklığı içinde bir kasabaya geliyor. Yorgunluktan ve üzüntüden kasabaya gelir gelmez bayılıyor. O bölgenin en meşhur doktoru o kasabada yaşıyor. Hemen o doktora götürüyorlar. Doktor iyileştiriyor.. Ama bu doktor kendisini kovduğu hocasının da aynı zamanda en yakın arkadaşıymış. Doktor bu durumu öğreniyor ve Waichi ‘ye ihanet ediyor. Oradan da bir müddet sonra ayrılmak zorunda kalıyor.
Tüm bu maceralardan sonra bir yer altı mağarasına kapanmaya karar veriyor ve İlahi bir ilham beklemeye başlıyor. 21 gün dua ediyor. 21. günün sonunda vazgeçmek istiyor. Mağaradan dışarı çıkarken ayağı tökezliyor. Bu sırada yorgun vücudunu desteklemek için kayaya dayanırken çam iğnesi eline batıyor. Lanet okuyor. Ama bir şeyin de farkına varıyor. Önceleri akupunktur bambu kamışıyla yapılıyormuş. Çam iğnelerinin daha az acı verdiğini hissediyor ve onları toplamaya başlıyor. Bu araca “kudabari” diyor.
Şu anda dünyada akupunktur iğneleri görme engelli ve gören akupunkturistler için bir tüp içinde aynı standarttadır.
Hikayemiz burada daha bitmedi. Waichi , icat ettiği bu teknikle görme engelliler için yeni bir mesleğin de temellerini atmış oldu. Bu tekniği öyle ilerletti ki o dönemin shogunu Tsunoyoshi Tokugawa’yı iyileştirdi. Shogun bunun üzerine ona bir arazi bağışladı. Shinji Koushujo adında bir de görme engelli okulu inşa ediyor bu arazinin üzerine. 80 yaşında vefat ettiğinde Japonya ölçeğinde 45 adet görme engelli akupunktur okulunun kurulmasını sağlamış oluyordu. Bunlar tarihi tıbbi metinlerde yer alan bilgilerdir.
Fakat ne yazık ki, Waichi ektiği tohumun neticesini göremedi. Vefatından sonra 20 yıl içinde tüm fon destekleri geri çekildi ve okulları kapatılmaya zorlandı. Japonya’da 1876 yılına kadar görme engelli akupunkturistliği “underground profession” yasal olmayan meslek olarak faaliyetlerini sürdürdü.
Yeni yüzyılda Kyoto, takada ve Yokohama’da 3 yeni özel okul açıldı (ilki Rakuzen Kai)
Bugün Japonya’daki 69 okulun neredeyse tamamı hükümet kaynaklarıyla desteklenmektedir. Japonya’da görme engelli okullarına anaokulundan liseye kadar öğrenci kabul edilmektedir. Akupunktur okuluna girmeden önce öğrenciler bir testten geçirilmektedir. (aynı görenler gibi) Görenlerden temel fark Braille ve özel uygulama metotlarının kullanılmasıdır. Eğitim 3 yıldır.
Ne yazık ki Japonya’da da bazı hastaneler görme engelli akupunkturistleri çalıştırmak istememektedir. Bunun en önemli nedeni akupunktur yöntemine tümüyle inanmıyorlar. İkincisi ise görme engelli insanların hastanede dolaşarak hastalara veya eşyalara çarpacaklarından korkuyorlar. Gören akupunkturistler de bir nevi rakip olarak gördükleri için bu şekilde bir empoze yapıyorlar. Fakat görme engelliler kendilerini ispatlamak için bir şans verilmesini bu şans verilirse en iyisini yapacaklarını söylüyorlar.
Bir başka örnek de Edwar Obaidey. Kendisi bir İngiliz ve Tokyo’da yaşamaktadır. Edward Akupunktur kliniğini kurmuş. Görme engelli akupunkturistlerin sıkıntılarını biliyor ve şunları söylüyor:”Ben akupunktur yaptığım zaman, kendimi İngiliz gibi hissetmiyorum. Ben sadece akupunktur yapıyorum. Bu profesyonel alanda İngiliz veya Japon olmanız, görme engelli veya görür olmanız hiç önemli değil. Önemli olan o işi en iyi yapmanızdır. Öyle olsaydı akupunkturun anavatanı Çin’dir. Akupunktur sadece Çin’de uygulanır hiçbir yere yayılmazdı. Biz böyle gereksiz sınırlandırmaları insanlara anlatmaya çalışıyoruz.”
Hemşire Cheiko Kubota da “ dürüst olmak gerekirse akupunktursitlik ve masajcılık tamamen görme engelli insanların işidir” diyor.
Şu anda Japonya’da 350.000 görme engelli insan bulunmaktadır. Bu da görme engelli oranının %80’idir. Sisteme kayıtlı görme engellilerin çoğu yaşlılardır. Görme engellilerin bir kısmı sisteme ayrımcılıktan korktukları için kayır olmamaktadır.
Öğretmen Hoshiyama diyor ki:”Artık toplumun ihtiyaçları da bir değişim içinde. Tıpkı Waichi Sugiyama’nın yaptığı gibi, nasıl o görme engelliler için yeni arayışların içine girdiyse görme engelliler de günümüz şartlarına göre yapacakları değişikliklerle rekabet ortamıyla baş edebilmek için yeni arayışların içine girmelidirler.
Hoshiyama yine diyor ki:” Japonya, görme engelli akupunkturistlere lisan veren dünyada tek ülkedir. Eğer biz bunu yapabildiysek, herkes de yapabilir. Bizim Japon Hükümetinden istediğimiz İngilizce konuşan kişiler getirerek Uluslar arası bir açılım sağlamak. Diğer ülkeler de eğitimcilerimizi görme engelli insanlara yardımcı olmak amacıyla kendi ülkelerine davet edebilir. Ne yazık ki, diğer ülkelerin buradaki görme engelli insanların başarılarından haberleri bile yok. Ben istiyorum ki, nasıl biz burada bağımsızca yaşayabiliyorsak diğer ülkelerdeki görme engelli insanlar da aynı şekilde yaşasın.” (Kaynak: Japanese Acupuncture, Dr.Subhuti Dharmananda, Director, Institute for Traditional Medicine)

Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0 

0 yorum: