23 Ekim 2010 Cumartesi

KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASINDA KADINLARIN ROLÜ

Standard

Japonya’da yapılan her türlü aktivitede halk katılımı son derece önemseniyor. Son yıllarda yapılan “Koruma Yürürlükte” Projesi kapsamında restoresi yapılan tarihi yapıların sayısı hızlı bir atış göstermiştir. Halk katılımını amaçlayan aktiviteler tarihi mirasın korunmasından sorumlu olan paydaşlar arasındaki dayanışma ve işbirliğini de artırmıştır. Tarihi yapıların sahipleri ve belediyeler yerel halk topluluklarını da projeye dahil ederek aktivite perspektifini geliştirmişlerdir. Proje ile aynı zamanda halkın bilinçlenmesi ve kültür mirasına verilen değerin anlaşılması sağlanmıştır. Böylece Kültür Mirası Eserleri Koruma Kanununun temel ilkelerinin işlerlik kazanmasına katkıda bulunulmuştur.

Örneğin Tarihi Kumagai Evlerinin restorasyonu 2001-2005 yılları arasında devam etmiş, 2006 yılında tamamlanarak halkın hizmetine açılmıştır. Belediye Evin Kadınları isimli bir grup oluşturdu. Bu grup üyeleri tamamen kadınlardan oluşuyordu. Bunlar tarihi evin günlük bakımı, yönetimi, bilgi servisleri, sergiler ve gelen misafirlere rehberlik gibi bazı vazifeler yüklenmişlerdi. 4 yıl süren restorasyon çalışmaları sırasında bu grup belediye tarafından eğitime programına alındı. “Evin Kadınları” Projesiyle bölge halkının da görüşleri dahil edilerek tarihi evin faaliyetlerine katkı sağlamaları amaçlanmıştır.


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

MÜZE OBJELERİ İÇİN TABAN İZOLASYONU

Standard
Yoğun deprem aktivitesi bulunan Japonya, kültürel mirasın korunması amacıyla teknolojiden faydalanma konusunda önemli deneyime sahiptir. Paha biçilemeyen o eşsiz tarihi eserler ve Japonların engin vefa duygusu. İkisi bir araya gelince elbette en üst düzey koruma beklenir. Pek çok koruma tekniğinden biri de tarihi eserlerin sismik aktiviteden en az surette etkilenmelerini sağlayan taban izolasyonu yöntemidir.

Resimde taban izolasyonu yapılarak müzelerde sergilenen objelerin çok düşük risk taşıdığını gösteren teşhir vitrini ve ivme hareketlerini gösteren grafiği görebilirsiniz. Vitrin ve izolatörler Japon AS Inc. Şirketi tarafından tasarlanmıştır. (Kaynak: Myslimaj, B., Gamble, S., Chin-Quee, D., Davies, A. and Breukelman, B.- Base Isolation Technologies For Seismic Protection Of Museum Artifacts. - The 2003 IAMFA Annual Conference in San Francisco, California. September 21-24, 2003.) (http://go.rwdi.com/t21)

Yine Tokyo’daki Batı Sanatları Milli Müzesinde küçük objeler için izolatör teknolojisinden faydalanılmıştır.
(Kaynak: Museum Science,2003) Müzelerde yapısal olmayan hasarlar nedeniyle oluşabilecek geri dönülmez kayıpların önlenmesi amacıyla uygulanacak taban izolasyonu, bilimsel çalışmalarda en etkili koruyucu yöntemlerden biri olarak kabul görmektedir.


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

MOBİL DEPREM SARSMA ARAÇLARI

Standard
Depremle ilgili eğitim çalışmalarında sarma tablaları etkin şekilde kullanılmaktadır. Miki Bölgesinde bulunan Hyogo Deprem Mühendisliği Araştırma Merkezi "E-Defense" de yer alan dünyanın en büyük sallama tablasında öğrencilerin bulunduğu platform insana zarar vermeyen malzemeden yükler de konularak sarsılmaktadır. Bu sarsma deneyleri eğlenceli bir oyuna dönüşmektedir. Özellikle okulları sık sık ziyaret eden mobil deprem sarsma araçları ile her öğrenci uygulamalı tatbikat yapma fırsatı bulabilmektedir. Sabit olmayan bu hareketli eğitim araçları vasıtasıyla daha çok öğrencinin eğitilmesi ile maksimum fayda amaçlanmıştır.
Ülkemizde ise Üsküdar Belediyesi’nin kardeş şehri olan Japonya Tokyo Shibuya Belediyesi tarafından hibe edilen mobil deprem simülasyon aracı, öğrenciler için depremde nasıl hareket edeceklerine dair bir eğitim aracı olmuştur. Projenin danışmanlığı Prof.Dr. Metin İlkışık tarafından yapılmış olup, projeyle geniş öğrenci ve halk kitlesine ulaşılmıştır.
Ayrıca Boğaziçi Üniversitesi, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (BÜ KRDAE) tarafından “Depreme Duyarlıyız Projesi” kapsamında hazırlatılan Gezici Deprem Simülasyon Eğitim Tırı (GEDSET) da önemli bir eğitim aracıdır.
http://www.koeri.boun.edu.tr/aheb/haberler.asp?id=398


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

GELİŞMİŞ ALTYAPI SİSTEMLERİ

Standard

Japonya’da altyapıların deprem karşısındaki performansları , tamir ve takviyeleri konusunda epeyce yol alınmıştır. Lifelines olarak tabir edilen kentin adeta candamarı olan altyapı sistemleri olası bir afet için kırılgan bir yapıdadır.
Su dağıtım kanalları gibi altyapı tesisleri faylanma, sıvılaşma, farklı oturma, toprak kayması gibi zemin hasarlarından etkilenir. Teçhizatsız kanal kaplamasında hasar daha çok olur. Kaplamadaki çatlaklardan sızan su kanal boyunca yer alan toprak dolguyu aşındırır, dolayısıyla kanalı kullanılamaz hale getirebilir. Boru hatları yer deformasyonlarından hasara uğrayabileceği gibi, ikincil deprem etkilerinden, bağlantı elemanlarının yanlış monte edilmesinden veya başarısızlığından, sel, yangın gibi afetler nedeniyle de zarara uğrayabilir. Japonya’da geliştirilen boru modeli ile fay hatlarında bulunan boru hatları özel birleştirme elemanları sayesinde elastik hale getirilmekte ve depremle meydana gelebilecek yapısal hasar giderilmektedir.


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

YABANCILARA YÖNELİK BİLGİLENDİRME

Standard
Japonlar gerek afete hazırlık kapsamında gerekse afetin meydana gelmesinden sonra yapılacaklarla ilgili olarak hem kendi vatandaşlarına hem de ülkede bulunan yabancılara yönelik bilgilendirme hizmeti sunuyor. Halkın bilinçlendirilmesi amaçlı Risk İletişiminde Bilgi Teknolojileri (IT) etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Tokyo Büyükşehir Yönetimi (TMG) web sayfasında afetle ilgili ayrıntılı bilgilere ulaşılabildiği gibi cep telefonlarıyla da erişim mümkün olmaktadır.

Bu halk bilgi sistemi ile TMG’ nin afete daha hızlı müdahale etmesi amaçlanmaktadır. Japonya’da yaşayan ve Japonca bilmeyen yabancı uyruklular için de İngilizce hazırlanmış web sayfası ve İngilizce broşürlerle yabancılar da sistemden haberdar edilmektedir.
Yabancı dil gönüllü destek sistemi de afet anında kullanılan bir yöntemdir.
Foto: Afet Müdahalesi için Afet Bilgi Sisteminin verimli kullanımı

Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0 

İTFAİYE ÇALIŞMALARINDA ARGE NİN ÖNEMİ

Standard


Tokyo’da bulunan Ulusal Yangın ve Afet Araştırma Enstitüsünde (National Research Institute of Fire and Disaster- NRIFD) Araştırma-Planlama, Temel Araştırma, Proje Araştırma ve Yangın Araştırma olmak üzere 4 departman bulunmaktadır. Ayrıca tesislerin bulunduğu alanda spesifik pek çok araştırma tesisi de yer almaktadır:
Ana bina, bilgi yönetim binası (konferans odaları ve uydu iletişim merkezinden oluşur), hidrolik güç ve makine araştırma binası (yangın pompa sistemleri ve ekipmanları araştırmaları), malzeme araştırma binası(yangında kullanılan malzeme araştırmaları), afet önlem test binası (titreşim ve küçük ölçekli yakma deneyleri), konut alanlarında yangın araştırma test binası (bina içlerinde yangın dedektörleri, otomatik olarak devreye giren yangın söndürücüler, duman sirkülasyonu ve tahliyelerde yangınla ilgili rehber yöntemlerin araştırılması) büyük ölçekli yangın araştırma binası (dünyanın en büyük bina içinde yapılan yangın deney tesisi, 3 boyutlu video salonu ile yangın simülasyonu), Güvenli malzeme araştırma test binası (yangına karşı güvenli kimyasal maddelerin araştırılması, termal manken sistemi sayesinde itfaiyecilerin giydikleri yangın elbiselerinin güvenliğinin araştırılması), Yangın Söndürme cihazları araştırma binası, yanma testi binası, yıkıcı olmayan test binası (X-Ray cihazları kullanılarak saydam olmayan malzemelerin yangına karşı tepkileri ölçülmektedir) , tutuşma test binası.
Ayrıca "Frigo" denilen Yangınla Mücadele ve Kurtarma Robotu da geliştirilmiştir. Bu robot paletleri sayesinde her engeli aşabilmekte ve üzerine yerleştirilen kamera sayesinde yetkililere bilgi ulaştırmaktadır. (Bkz:Foto)
Yine Tokyo’da bulunan Yangın ve Afet Yönetim Ajansı (Fire and Disaster Management Agency- FDMA) tesislerinde yangın, deprem,fırtına ve sel afetlerinin zararlarının azaltılmasına yönelik malzeme ve ekipman geliştirme projeleri üzerine çalışılmaktadır. Bunlardan yangın söndürmeye yönelik “rabbit” adı verilen yangın söndürücüler yüksek katlı binalarda basınçlı suyun istenilen yüksekliğe çıkmasını sağlayan etkili bir araçtır. Özellikle rafineri yangınları gibi yangın söndürme uçaklarının uçuş riski taşıyan ve büyük ekonomik zararlar meydana getiren yangınlarda çok etkilidir.

Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0 

7 Ekim 2010 Perşembe

TOKYO KENT PLANINDA YEŞİL KORİDOR

Standard

Tokyo Kent Planı kentin tamamı için belirlenen stratejiler ışığında, detaylı bir kent planlaması ve kentsel tasarım uygulama koşullarını belirlemiştir. Ortaya konan tanımlamalar (afete dayanıklı yaşama bölgesi) yeterince açıklanmış ve detaylı hassasiyet analizlerine dayandırılmıştır. Plan herhangi bir noktayı açıkta bırakmayan etkin bir afet riski azaltımı çalışması olarak görünmektedir. Öte yandan, çalışma programının kısa orta vadede getirdiklerine göre plan revizyonu yapılabilmesine ilişkin bir açıklama getirilmemiştir.

Mayıs 2001 yılında da “Grand Design for Recovery after an Earthquake” adında bir dönüşüm planı uygulamaya konulmuştur. Bu çalışmayla deprem sonrası iyileştirme stratejisi projesinin geliştirilmesi, Alt yapı sistemlerinin ana arterlerle birlikte geliştirilmesi, kentsel alanların geliştirilmesi, finansal kaynakların harekete geçirilerek depreme dirençli yapıların oluşturulması, kentsel dönüşüm için ideal yaklaşımın Tokyo metroploliten alan sakinleriyle aranması amaçlanmıştır.

Yeşil koridorların binalara ulaşan yollar, parklar, su yolları ile birlikte yeşil bir hat olarak gelişmesi tasarlanmıştır. (Foto)


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

KENTSEL AFET PROJELERİNDE AÇIK ALANLAR

Standard

Parklar, yeşil alanlar, yollar gibi kentsel açık alanların afet önlemede önemli bir rolü bulunmaktadır. Açık alanların oluşturulmasına ve geliştirilmesine öncelik verilmelidir.

Tokyo'da "Afet Önleme Bölgesi" seçilen 6 alandaki temel politikalar:
• Afet önleme bölgeleri arasındaki uzaklık 1.2 km olmalıdır, böylece bölge sahipleri yürüyerek 30 dakika içinde güvenli bölgelere ulaşabileceklerdir.
• Barınma için her m2’ye düşecek insan sayısının belirlenmesi gerekir.
• Afet Önleme Alanları 50 hektar olmalı, bölge sakinleri radyasyon ısısı veya sıcak hava akımlarından uygun şekilde korunmalıdır.
• Afet Önleme Alanları daha geniş açık alanlar içermelidir.
Tokyo Büyükşehir Belediyesi bu açık alanların inşası, yapımları önlemek ve diğer benzeri amaçlar için yıllık bütçesinin üçte birine tekabül eden kısmı olan 500.000 milyon yen harcamıştır.

AÇIK ALAN TİPLERİ VE AFET ANINDAKİ ROLLERİ
Açık Alan Tipi 1: Büyük Ölçekli Parklar (metropoliten, vb)
Afet Önlemedeki Rolü: Tahliye Alanı, Geçici Konaklama Alanları
Gelişim Yönü: Metropoliten parkların geliştirilmesi ve yenilerinin oluşturulması

Açık Alan Tipi 2: Küçük parklar (semt, kent parkları, vb.)
Afet Önlemedeki Rolü: Afet direnci için faaliyet merkezleri, buluşma noktaları
Gelişim Yönü: Her yapı adası için uygun bir yeşil alan belirlenmesi

Açık Alan Tipi 3: Yollar
Afet Önlemedeki Rolü: Yangın kırıcılar, tahliye yolları
Gelişim Yönü: Yüksek risk alanlarında yolların geliştirilmesi

Kaynak: http://toshiseibi.metro.tokyo.jp/plan/pe-010.htm
(Tokyo Kent planlama bürosu web sitesi)

DEPREM AÇISINDAN GÜVENLİ BÖLGELERİN OLUŞTURULMASI:
• Yangın kırıcılar yoluyla afete dirençli bölgeler oluşturulması, yolların, parkların, nehirlerin geliştirilmesi ve yollar boyunca yangın etkisi azaltacak etmenlerin teşvik edilmesi.
• İlkokul birimi büyüklüğündeki alanlar için birbirinden bağımsız projeler oluşturulması ve riskin en fazla olduğu yerden başlayarak çalışmanın kent bütününe yaygın kılınması
• Her bir afete dirençli yaşam biçimi için meydanların ve yolların etkin bir şekilde kullanıldığının denetlenmesi
Foto: Deprem açısından güvenlikli bölge


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

GÜNEY KANTO BÖLGESİNDE DEPREM RİSKİ AZALTIMINA YÖNELİK PLANLAMA ÇALIŞMALARI

Standard

Yüzyıllar boyunca afetlere maruz kalmış Kanto bölgesi için özel planlama çalışmaları yapılmıştır. Yoğunlaştırılmış gözlem alanları ve özel gözlem alanları Japonya genelinde belirlenmiştir. Bu alanların belirlenmesinde dört kriter dikkate alınmaktadır. Bunlar;
• Geçmişte büyük depremlerin yaşadığı alanlar
• Yapısal olarak aktif alanlar
• Günümüzde sıklıkla fay kırılmalarının görüldüğü alanlar
• Sosyal olarak önemli alanlar

Bu kriterlere göre özel gözlem alanları olarak, 8 bölge seçilmiş, bunlardan Tokai ve Güney Kanto depremlerinin etkileyeceği alanlar yoğunlaştırılmış gözlem alanı kapsamına alınmıştır. 1979’ da Japonya’da Shizuoka ve çevre illeri kapsayan 167 belediye ve 6 il bu kanuna göre deprem afetine karşı yoğun tedbirler alınacak alanlar olarak tasarlanmıştır. (Toshio, 1997)

Güney Kanto Bölgesinde de 7 büyüklüğünde bir deprem beklenmektedir ve Tokyo da bu bölgede yer almaktadır. Bu nedenle 1988 yılında Merkez Afet Konseyi bu bölgeyi yoğun afet tedbirlerinin alınacağı alan olarak ilan etmiştir. Büyük Kanto Depremi ve diğer depremlerin deneyimine dayanarak, “Büyük Kentlerde Deprem Afetine Karşı Tedbirlerin İlerletilmesi için Eylem Planı” ve “ Acil Afet Önleme Tedbirleri”, ilgili metropolitan ve diğer ilçeler tarafından hazırlanmış, Yerel Afet Önleme Planları ve Operasyon Afet Önleme Planlarında çeşitli tedbirler öngörülmüştür.

Büyük kentlerde depreme karşı hazırlıkların ilerletilmesi için, eylem planları, tahliye aksları, güvenli barınma noktalarının düzenlenmesi, açık alan rezervleri, yangına dirençli binaların yapılması gibi afete karşı güvenli kentlerin ve çevrelerin inşası, yangın savunması, acil tıbbi hizmetler, kurtarma ve güvenlik gibi etkili afet önleme tedbirlerinin tasarlanması, deprem afetine karşı yeniden inşa ve diğer önlemler gibi temel yol gösterici ilkeler belirlenmiştir.

“Deprem Afet Önleme Özel Kanunu” kapsamında , İl Yerel Planlarına göre deprem afet hasarlarını önlemek için hemen geliştirilmesi gereken faaliyetler, 5 yıllık acil projeler olarak vali tarafından hazırlatılmıştır. Planın hazırlanmasında , valiler ilgili belediye başkanının fikirlerini almakta ve başbakana danışmaktadır. Projeler belediye tarafından uygulandığından, Yerel Afet Önleme Planına dahil olmaktadır. Güney Kanto Depremi hazırlıkları çerçevesinde yangın koruma faaliyetleri, farklı alanlarda kamuya ait sağlık sağlık tesisleri , sosyal yardım faaliyetleri, kamu eğitim kurumları (ilk ve lise), acil durum bilgi iletişim faaliyetleri, su kuyuları, su rezervleri gibi yaşam hatları için alternatif faaliyetler, rezerv alanlar, kurtarma donanımı ile ilgili 20 projeye öncelik sağlanmıştır. “Benim kentim Tokyo” adı verilen Tokyo Strateji Planı Raporunda deprem afetine karşı önlemlere, hedef, strateji ve projelere yer verilmiş, projelerin plan süresi içerisindeki gerçekleştirilme programı hazırlanmıştır. Tokyo planındaki amaçlardan biri de metropolitan yaşamın güvenliliğinin sağlanmasıdır. Bunun alt amaçlarından biri ise depremlere karşı vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanmasıdır. (Kaynak: Tokyo Metropolitan Goverment- 2nd long term plan for Tokyo Metropolis)

TOKYO PLANINDA DEPREM AFET ETKİSİNİ ÖNLEME VE AZALTMAYA YÖNELİK KARARLAR:
UZUN DÖNEM HEDEF 1: Kentsel alanlarda yangın önlemleri almak
STRATEJİ:
• Yangına dayanıklı kent oluşturma modellerinin geliştirilmesi
• Yangına dayanıklı binaların geliştirilmesi
• Afet önleme için arazi ıslahı

UZUN DÖNEM HEDEF 2: Depremden sonra meydana gelebilecek yangınların önlenmesi
STRATEJİ:
• Kentsel rehabilitasyon modellerinin geliştirilmesi
• Afeti önleme için kentin yeniden gelişimi
• Afetten korunmak için kentsel yenileme ve dönüşüm
• Projelerinin hazırlanması
• Yapıların güçlendirilmesi

UZUN DÖNEM HEDEF 3: Yerel alt bölgelerin güvenliliğinin arttırılması
STRATEJİ:
• Afete dirençli model bölgelerinin geliştirilmesi
• Güvenli açık alanların oluşturulması
• Acil su sağlama tanklarının inşa edilmesi
• Mahalle veya semt ölçeğinde su depolarının oluşturulması
• Afet eğitim merkezlerinin kurulması

UZUN DÖNEM HEDEF 4: Afet önleme sistemlerinin oluşturulması
STRATEJİ:
• Afet Önleme Merkezlerinin kurulması
• İtfaiye İstasyonlarının inşası

UZUN DÖNEM HEDEF 5: Kapsamlı sel kontrol önlemleri geliştirmek
STRATEJİ:
• Küçük derelerin ıslahı
• Yağmur suyu toplama ve tutma programları
• Sel akıntısı için koruma faaliyetlerinin geliştirilmesi
• Kıyı koruma faaliyetleri

UZUN DÖNEM HEDEF 6: Çeşitli kentsel afetlere karşı önlemler
STRATEJİ:
• Karmaşık kent tipi afetlerle baş edebilmek için kentsel hizmet kapasitelerini artırmak
• İlk yardım bürolarının geliştirilmesi
• İletişim faaliyetlerinin geliştirilmesi
• Ulaşım akslarında akıcılığın sağlanması
• İtfaiye merkezlerinin afet anında erişilebilirlik faktörüne göre mekanda dağılımının sağlanması
• Eğitim ve sağlık yapılarının güçlendirilmesi veya yenilenmesi
• Yaya yollarının geliştirilmesi
• Afeti önleme için arazi düzenlemeleri


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

29 Eylül 2010 Çarşamba

AFETE KARŞI DAYANIKLI TOPLUM İÇİN EĞİTİM

Standard

Afete karşı dayanıklı bir toplum oluşturmak için iki ana hedef belirlendi. Birincisi “kendi güvenliğini kendin koru” ikincisi “ şehrinin güvenliğini toplumla birlikte koru”. Bununla vatandaşların evdeki, toplumdaki ve işteki rolleri tasarlanmıştır. Tokyo’daki afet önleme organizasyonları afetlerin önlenmesi ile ilgili olarak halkı bilinçlendirme çalışılmalarına broşür, video kasetler dağıtarak konferanslar, sempozyumlar, seminerler düzenlemişlerdir. "Afet Önleme Açık Öğretim Üniversitesi" yoluyla gönüllü kuruluşların liderlerinin afet güvenliği konusundaki bilgi seviyeleri yükseltilmiştir.

Toplum, acil karşı tedbirlerin ancak bir organizasyon dahilinde faydalı olabileceği bilinci ile afete hazırlanma ihtiyacı hissetti. Afet Önleme için Tokyo Belediyesi, diğer belediyeler ve organizasyonlar tek vücut haline geldiler. Genel ve kesin eğitimler üzerinde çalıştılar. 1 Eylül Tokyo’da Afet Önleme Günü kabul edildi. Tokyo ve çevresinde dayanışma sistemini kuvvetlendirmek için geniş ölçekli afet önleme sistemi, dayanışma talimleri Tokyo ve çevresindeki 7 komşu şehri de kapsayacak şekilde gerçekleştirildi.

Yerel bölge sakinleri kendilerinin de afet riskini azaltma faaliyetlerine (yangın söndürme, insanların kurtarılması gibi) katılması ile afet azaltma programının başarıya ulaşacağına inandı. Özellikle Tama bölgesi Sivil Afet Önleme Organizasyonlarının bir merkezi haline geldi. 1995 yılından beri bu tür organizasyonların kurulması ve sayısının artması yolunda ciddi adımlar atıldı. Tokyo Gönüllü Eylem Merkezi (Tokyo Voluntary Action Center) ve Kızılhaç gönüllüleri (Red Cross Volunteers) gibi STK lara destek verildi.

Yabancı vatandaşlar için de “Afet Anında Yabancılar İçin Bilgi Merkezi “(Information Center for Foreigners during Disaster) kurulması için çalışmalara başlandı. Ayrıca halkın ulaşım, tahliye, haberleşme çalışmalarında, afet yönetim aktivitelerinde alacakları etkin rollerden , yangın ve deprem afeti için gerekli ekipmanların nasıl kullanılacağı konusuna kadar bütün afete hazırlık aşamaları bir plan dahilde tanımlanarak gerekli tatbikatlar afet yönetim alanları içinde yapılmıştır. Japonya'da yaşayan yabancılar için pek çok kamu kurumu afet anındaki acil durumlara yönelik rehberler hazırlamıştır. Bunlardan biri de Yokohama Belediyesi'nin hazırladığı web sayfasıdır: http://www.city.yokohama.lg.jp/shimin/koho/lifeguide/en/
Foto: Hyogo Medikal Afet Koordinatörleri Semineri


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

YANGINA DİRENÇLİ YAPILAR

Standard

Deprem için iki çeşit karşı tedbir bulunmaktadır. Bunlardan uygulanması en zor olanı yapısal koruma ile ilgilidir. (yangına dirençli binalar, yapılaşmış alanların yeniden geliştirilmesi, yangınla mücadele için su depolarının yerleştirilmesi vb.)
Uygulanması kolay olan karşı tedbir ise arazi kullanım yönetimi , kurtarma sisteminin oluşturulması, yangın için tahliye planlaması, deprem sigorta sisteminin benimsenmesi vb. gibi süreçleri kapsar.
Tokyo Büyükşehir Belediyesi bir çok bağımsız alanda eş zamanlı olarak meydana gelebilecek deprem sonrası yangınlar için ana karşı tedbirler projelendirdi. Bu ana karşı tedbirler; acil tahliyeler için açık alanların planlaması, yüksek katlı binalarda yangına dirençli yapılar, tahliye güzergahlarının emniyetini sağlamak amacıyla yollar boyunca su depolarının yerleştirilmesi, afetin önlenmesi amacıyla kullanılmak üzere açık alanların geliştirilmesi aşamalarını kapsamaktadır.
Acil tahliye için 46 açık alan tasarlandı.Bu açık alanların her biri yüksek yanıcı niteliği taşıyan çok sayıda ahşap binaların bulunduğu alanların 300 metre uzağında, bazıları ise 10 km. yürüme mesafesinde oluşturuldu. 75 den fazla açık alan ise parklar, yeşil alanlar, üniversite kampüsleri, beton takviyeli binaları kapsayan oturmaya elverişli alanlar, kuru dere yatakları olmak üzere eklendi.
Açık alanlar özellikle Koto bölgesindeki yapılaşmış alanların gelişmesi için planlanmıştı.Bu böle Büyük Kanto depreminde delta ova yapısındaki çok ince kalınlıktaki kil tabakası şeklindeki arazi yapısı nedeniyle çok büyük hasar görmüştü.(Kaizuka, Naruse, Matsuda ,1977).Seçilen 6 siteden ancak Koto Bölgesinin kuzey kısmında bulunan Shirahige bölgesi 1980 yılında tamamlandı. Bu bölgede yangına dirençli yüksek binalarla çevrili bir barınma alanı (yangınlar için) tasarlandı. Bu alan aynı zamanda bölge halkı için park alanı ve atletizm alanı olarak da kullanılmaktadır.
(Foto: Tokyo Koto Shirahige Bölgesinde Yangına Dirençli Yapılar ve Afet Önleme Üssü)
Kaynak: Guide to Disaster Prevention: Tokyo Metropolitan Government,1987


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

27 Eylül 2010 Pazartesi

WEB TABANLI DEPREM ETKİSİNİ AZALTMA PROJESİ

Standard


JICA ve Filipinler yerel ve merkezi idareleri ortaklaşa olarak 2002 ve 2004 yılları arası Filipinlerin başkenti Manila’da Deprem Etkilerini Azaltma Projesini ( The Earthquake Impact Reduction Study of Metro Manila (MMEIRS) uygulamaya koymuştur.

Bu çalışmada “ Deprem Riskine karşı daha güvenli bir Manila” (A Safer Metropolitan Manila from Earthquake Impact) sloganı ile yola çıkılmış ve 6 temel amaç belirlenmiştir:
1. Deprem etkilerine karşı dayanıklı bir Milli sistemin geliştirilmesi
2. Manila Büyükşehir Belediye sınırlarındaki alt yapının depreme dayanıklı olabilmesi için geliştirilmesi
3. Etkili Afet Risk yönetimi sistemlerinin etkisinin artırılması
4. Halk tabanlı Afet yönetim kapasitesinin etkisinin artırılması
5. Yeniden yapım sisteminin formule edilmesi
6. Depremler için Araştırma ve Teknolojinin desteklenmesi

Çalışma kapsamında Pacific Disaster Center (PDC) ve EMI (Uluslararası Mega Şehirler Deprem İnsiyatifi) , Manila Büyükşehir Belediyesi için GIS tabanlı bir harita görüntüleme programı geliştirip halkın bilgisine sunmuşlardır.
Bu çalışma hakkında bilgiye http://www.pdc.org/metromanila adresinden ulaşılabilir.
Proje depremler için bir prototip olarak geliştirilmiştir. Kullanıcılara harita üzerindeki menülerden her türlü afet, ulaşım, kamu tesisleri , acil servisler, kot farkları, arazi kullanımı (halihazır), yüksek çözünürlükteki hava fotoğrafı imkanları sunulmaktadır.
Proje de EMI ve PDC bilginin paylaşılmasını, kentteki paydaşların katılımının desteklenmesini, tek merkeziyetçi yönetimden vazgeçilmesini, kalkınma ve afet risk azaltımı arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılması amaçlanmaktadır.

METRO MANİLA harita görüntüleme projesi: (Metro Manila Map Viewer)
· Risklerin değerlendirilmesi ve riskin paylaşılması için bir araçtır.
· Bilgi için bir araçtır.
· Projenin bütün paydaşlar tarafından sahiplenmesi için bir araçtır.

Kullanıcı bu ilk aşamada deprem senaryolarını hazırlanmış menüden seçerek görebilmektedir.
Menüde yer alan deprem senaryoları:
· Deprem Yer ivmesi
· Yoğunluk
· Sıvılaşma
· Eğim riski
· Zarar tahminleri
· Can kayıpları

Risk faktörleri:
· İnsan
· Alt yapı
· Tesisler
· Kritik varlıklar (tarihi yapılar, bina , tesis, kuruluş vb)

İkinci aşamada menüde yer alan tesisler ayrıntılı şekilde sorgulanabilmektedir.
· Acil servislerden Polis karakolları, yangın istasyonları, hastaneler
· Kamu tesislerinden okullar, resmi binalar, kiliseler
· Ulaşım ağlarından havaalanı, limanlar ve köprüler
· Hava fotoğrafı ve eğim haritaları


Projede yerel ve kamu yöneticileri ile konu ile ilgili çalışan paydaşların bireysel kullanımı için şifre ve kullanıcı kodu verilmiştir. Böylece sadece yetkili kişilerin bu verilere erişimi sağlanmıştır. Bu çalışmanın bölge halkını ilgilendiren kısımları halk tabanlı (community based) olarak internet ortamında paylaşıma açılmıştır.


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

KENT AFET KIRILGANLIK DEMO SİSTEMİ

Standard




Tokyo Üniversitesi Kent Güvelik Mühendisliği Uluslararası Merkezi (International Center for Urban Safety Engineering ICUS http://icus.iis.u-tokyo.ac.jp/ ) tarafından hazırlanan bir software, 14.Dünya Deprem Konferansı sergi salonundaki üniversite standında tanıtılmıştır.Sistem, “Potansiyel Afet Riskini” kent ölçeğinde ortaya koyarak, dokunulabilir bir LCD ekrandan sonuçların izlenmesine imkan sağlamaktadır. Programda geçen İngilizce ifadeler tercüme edilerek aşağıda sunulmuştur.
Haritalarda riskler; Bina Hasar, Yangın, Tahliye ve Toplam Risk baslıkları altında değerlendirilmistir. Tokyo’daki 23 ilçe için yapılan bu analizlerde, her bir bina için risk derecesi, binalara ait 3 boyut ve 2 boyutlu haritalar ve tahliye güzergahları bir veri tabanında gösterilmiştir.
ŞEHRİNİZİN AFET KIRILGANLIĞI/HASSASİYETİ
Afetlerde kendini çabuk toparlayabilen bir bina ortamı için, bölge sakinlerinin bölgesel afet risklerini bilmesi ve iyi hazırlanması; aynı zamanda merkezi ve yerel yönetimlerin alt yapı performanslarını artırması önemlidir. “Kent Afet Kırılganlık Demo/Gösteri Sistemi” bu amaç için bir araçtır. Tokyo Büyükşehir Yönetimi, Tokyo kentinin kırılganlığını değerlendirerek, sonuçlarını halkla paylaşmıştır. Değerlendirmeler 3 bakış açısından yapılmıştır: Potansiyel yapısal hasar riski Potansiyel yangın yayılma riski Potansiyel tahliye riski Bu üç aşamanın sonuçlarına göre toplam afet riski saptanmıştır. Tokyo’daki 3 ilçede 5070 mahalle bulunmaktadır. Her mahalle 5 risk derecesi halinde en düşük riskten (1) en yüksek riske(5) kadar sınıflandırılmıştır. 5. risk derecesi: 83 kent bloğu Tüm blokların % 1.64’ü 4. risk derecesi: 282 kent bloğu Tüm blokların % 5.55’i 3. risk derecesi: 803 kent bloğu Tüm blokların % 15.83’ü 2. risk derecesi: 1615 kent bloğu Tüm blokların % 31.83’ü risk derecesi: 2290 kent bloğu Tüm blokların % 45.15’i
POTANSİYEL YAPISAL HASAR RİSKİ
Sismik yer hareketleri ve yer yapısından kaynaklı yapısal hasarları göstermektedir. Risk, genellikle iki duruma bağlıdır: Biri, alanın yüzey toprak yapısı ve topolojik durumu, diğeri de yapısal hasar görebilirliğidir. Yer yapısından kaynaklı sorunlar (sıvılaşma gibi) genellikle toprağa ve topolojik koşullara bağlıdır. Bu nedenle, bu parametreler her bir alan için değerlendirilmelidir. Diğer yandan, yapısal sismik performans; bina tipolojisi, yapı yaşı ve kat adetlerine göre değerlendirilmiştir. Yapısal hasar yer hareketinin, yer yapısı sorunlarının ve yapısal dayanıklılığın, uygun yer yapısında bulunmayan ve/veya zayıf yapıların bulunduğu yüksek riskli alanların birleşik etkilerinin bir sonucudur. Yüksek potansiyel yapısal risk taşıyan yapılar yeniden inşa edildiği veya güçlendirildiğinde, yeterli dayanıklılıktaki yapıların inşa edilebilmesi için toprak durumunun dikkatli bir şekilde kontrol edilmesi önemlidir. Mevcut binalar için, sismik performanslarının kontrol edilmesi ve düzenli tedbirlerin bulunan risk sonuçlarına göre yürütülmesi gereklidir.
POTANSİYEL YANGIN YAYILMA RİSKİ
Potansiyel yangının çıkması ve yangının yayılması risklerini ifade etmektedir. Potansiyel yangın çıkması; gazla çalışan fırınlar, elektrikli fırınlar/sobalar, kimyasal malzemeler ve kullanım durumları göz önüne alınarak değerlendirme yapılmıştır. Potansiyel yangın yayılma riski; yangının tamamen yakabileceği yapıların toplam alanı, sayısal yangın yayılma simülasyonlarından elde edilmiştir.Yangına dayanıklı yapıların sayısı arttığında, yollar ve park alanları daha geniş olduğunda potansiyel yangın yayılma riski de azalmaktadır. Potansiyel yangın yayılma riskli alanlar, birçok eski ahşap yapının bulunduğu Ring yolu No:7 boyunca bulunmaktadır. Bu alanlarda yangın çıkmasına karsı korumaya yönelik hazırlık ve güçlendirme çalışmaları, ilk yangında müdahale aktivitelerinin organizasyonu, yol ve parkların inşası vb. çalışmaları yangının yayılmasını önleyebilir. Mevcut zayıf yapıların güçlendirilmesi de önemlidir.
POTANSİYEL TAHLİYE RİSKİ
Depremden sonra yangınların ortaya çıkması halinde, yayılmayı önlemek için bu yangınların mümkün olduğunca kısa zamanda söndürmek önemlidir. Ancak yangımlar büyüdüğünde ve bölge sakinleri risklerle karsı karsıya kaldığında tahliye gereklidir. Bu şartlara müdahale edebilmek için Tokyo Büyükşehir Yönetimi tahliye merkezleri oluşturmuştur. Tahliyede potansiyel riskler tahliye olan tahmini insan sayısı, bulundukları bölgeler ile tahliye merkezleri arasındaki uzaklık, hem de bu alanlara ulaşacakları zaman göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmıştır. Yüksek risk, tahliye merkezleri uzak olduğunda, pek çok insanın oraya tahliye olacağı ve o alana ulaşırken yol üzerinde pek çok engellerin varlığı düşünülerek hesaplanmıştır. Risk, yeni tahliye merkezlerinin inşa edilmesi ve yangına dayanıklı binalar ile açık alanların hazırlanmasıyla azaltılabilir. Yangınların yayılmasının kontrol altına alındığı alanlarda bölge sakinlerinin tahliyesi değil bulundukları alanda kalmaları tavsiye edilmektedir. (Foto:Ekranın sol tarafında 3 boyutlu tahliye merkezi güzergahı haritası sağ tarafında ise 2 boyutlu harita bulunmaktadır)
POTANSİYEL AFET RİSKİ
Potansiyel risk değerlendirilmesi, insanların yaşadıkları şehirlerindeki riskleri daha iyi anlayabilmeleri, problemlere ilgilerinin artırılması ve afet riskinin azaltma çalışmalarına hazırlık eylemlerine onları da dahil etmek için yürütüldü. Toplam Potansiyel Afet Riski, burada görüntülenen potansiyel riskler üzerine kuruldu. Tokyo’daki yüksek riskli alanlar; güney ve kuzeydeki bölgeler ile eski şehir merkezidir. Bu alandaki yapısal hasar, yangın yayılma ve tahliye riskleri yüksektir.

Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0 

26 Eylül 2010 Pazar

ÇOCUKLARA YÖNELİK AFET EĞİTİMİ

Standard
Japonlar eğitimde çok disiplinli çalışma yöntemleri izliyor. Herhangi bir okul bahçesine girdiğinizde öğrencilerin disiplin kapasitesini ders başlamasını beklerken yere koydukları çantalardan bile hissediyorsunuz. Sanki bir askeri kışla gibi aklınıza gelebilecek her şey bir düzen ve intizam içinde. Afet risk yönetimindeki başarılarının sırrı da burada saklı zaten.
Sıkıcı gibi görünen bu eğitimi çok eğlenceli hale getirmişler. Mesela okul içi tatbikatlarda temsili yaralı öğrenci, kurbağa arabası denilen sedye içindeki kurbağa şeklinde bir battaniye ile taşınmaktadır. Yine okul bahçesinde yapılan yangın söndürme tatbikatlarında çocuklar için özel hazırlanmış az tazyikli su sıkan yangın söndürme tüpleri kullanılmaktadır. Tüplerin hortumları, öğrenciler tarafından kafası yerde olan kurbağa şeklinde yangın alevi maketlerine doğrultulmakta ve bu maketler suyun etkisiyle düşürülmeye çalışılmaktadır. Yangın tatbikatlarında sınıftan boşalırken hangi hareketlerin yapılması gerektiği (ellerini ağızlarına filtre yapmaları, panik yapmamaları vb) ve toplanma bölgesine nasıl ulaşılacağı konuları çalışılmaktadır. Yerde oynanan monopoly tarzı grup oyunları da afet eğitimi amaçlı kullanılmaktadır. Yine bilgisayar oyunu tarzı hazırlanmış çok sayıda afet eğitim oyunu da bulunmaktadır. Diğer yandan Japonların eğitimde en önem verdikleri konu uygulamalı deneysel çalışmalar. Bir evin tüm odaları maket halinde gösterilmekte, bu eve simülatör yardımıyla deprem uygulandığında yapısal olmayan önlemler alınmadığı takdirde neler olabileceği uygulamalı olarak gösterilmektedir. Yine bir yapıda deprem sırasında oluşabilecek sıvılaşma riski mini simülatörler sayesinde öğrenciye aktarılmaktadır. "Bölgeni tanı" eğitiminde ise tüm öğrencilere oturduğu mahallenin haritaları dağıtılmaktadır. Öğrenciler bu bölgeleri gezerek kendi evlerini, yaşlı ve engelli insanların evlerini harita üzerine işaretlemektedirler. Ayrıca tahliye bölgeleri ve yıkılma riski olan duvar gibi yapılar da belirlenmektedir.

Fotoğraf (AFP/Getty Images ): 1923 Tokyo Depreminin yıldönümü münasebetiyle ülke genelinde her yıl 1 eylülde düzenlenen afet tatbikatına Tokyo'lu ilkokul öğrencileri yanmaz yangın başlıklarıyla katılmışlardır.

Tüm bu tatbikatlar öğrenciyi hem eğitmekte hem de eğlendirmektedir. Öte yandan, afetlerin sıkça meydana geldiği Japonya'da insanlar ilkokuldan beri bu tür eğitimleri aldıklarından olası riskleri en aza indirmektedirler.



Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

AFETE ÖZEL HASTANELER

Standard
Japonya’da afet zararlarının azaltılması yönelik çalışmalar kapsamında tüm alanlarda yoğun çalışmalar devam etmektedir. Bu çalışmalar afet anındaki tıbbi müdahaleleri kolaylaştırıcı düzenlemeleri de kapsamaktadır. Japonya’daki Acil Tıbbi Müdahale Sistemi, 1985 de meydana gelen Hanshin Awaji depreminden sonra kurulmuştur. Bu sistemde,
•Önemli afetlerde acil tıbbi müdahale için bilgi ağının kurulması
•Afet Anahtar Hastanelerinin tesisi
•Geniş bölge hasta taşıma sistemi (helikopter, gemi ve uçak ile)
•Afet hekimliğine yönelik eğitim ve seminer faaliyetlerinin yürütülmesi
•Tıbbi gönüllülerin örgütlenmesi
•Aciliyete göre tasnif işleminin standartlaştırılması
•Acil durum için itfaiye ile işbirliği ve koordinasyon
•Afet tıbbi müdahalesi için sivil savunmanın katılımı
•Japonya Afet hekimler birliğinin kurulması (Japan Association of Disaster Medicine JADM) öngörülerek uygulamaya geçilmiştir.

Afet Anahtar Hastaneleri (Designated Disaster Key Hospital): Afetler için özel tasarlanmış Afet Anahtar Hastanelerinde 24 saat acil tıbbi sistem, toplu kayıpları kabul etme kapasitesi, acil tıbbi ekiplerin sevkiyatı, helikopterle hasta sevkiyatı için doktor temini, depreme dayanıklı bina ve altyapı imkanları, gelişmiş tıbbi ekipman, aciliyet etiketleri ve portatif yataklar bulunmaktadır. Aralık 2003 itibariyle Japonya’da 538 Afet hastanesi bulunuyordu. Bunların 52 si çekirdek afet hastanesi idi. Hyogo eyaletinde 14 hastane Afet anahtar hastanesi olarak dizayn edildi. 2002 aralık ayında bir komite kurularak tıbbi koordinatörlerin sosyal haklarının tanınması ve afet hastanelerinin açılmasına yardımcı olunması amaçlandı. Kasım 2004 itibarıyla 8 bölgede doktorlu helikopter sistemi (Doctor’s Helicopter System) devreye girdi. Her sene 400 ün üzerinde hasta bu sistemle nakledilmektedir. Teknik incelemede bulunduğumuz Kobe Üniversitesi Hastanesi, Afet Hastanesi olarak dizayn edilmiştir. Enkazdan kurtarılan hastalar gerek duyulduğunda acil kapısının girişindeki ünitelerde yıkanıp acil müdahaleye alınmaktadır. Yaralı afetzede süratle acil müdahale odasına alınmaktadır. Burası en çabuk teşhis imkanını sağlayacak medikal araçlarla donatılmıştır. Afetzedenin durumu görevli doktor veya hemşire tarafından mikrofon sistemiyle sesli olarak rapor edilerek kayıt altına alınmaktadır. Kobe Üniversitesi Tıp Fakültesi Afet Hastanesi hasta bekleme salonu afet anında yaralılara müdahale yapılacak şekilde dizayn edilmiştir. Fotoğrafta görülen bekleme koltukları kaldırılarak muayene ve hasta bakım alanlarına dönüşmektedir. Afet hastanelerinde amaç, normal zamanlarında hastane olarak görevine devam etmesi, afet anında ise hastanenin tüm ünitelerinin afet koşullarına uygun olarak dönüştürülmesidir. Kobe Üniversitesi Tıp Fakültesi Afet Hastanesi depreme dayanıklı olarak inşa edilmiş, binanın tabanına afet anında binanın 50 cm hareket etmesine olanak sağlayan zemin izolasyon malzemesi döşenmiştir.

Acil Tıbbi Bilgi Sistemi (EMIS): Afet meydana geldikten sonra durum Acil Tıbbi Bilgi Sistemine bildiriliyor. Bu Sistem sayesinde bölgede bulunan Yerel Afet Hastanelerine, Çekirdek Afet Hastanelerine ve Afetten etkilenmeyen bölgelerde bulunan çekirdek afet hastaneleri durum bilgisi online olarak aktarılıyor. Deprem meydana gelen bölgeden yaralı sevkiyatı aciliyet derecesine göre sınıflandırılarak yapılmaktadır. Afetlere karşı özel dizayn edilmiş çekirdek afet hastanalerine gerek duyulması halinde afetten etkilenmemiş hastanelere de helikopterler vasıtasıyla hasta sevkiyatı gerçekleştirmektedir. Sistem 24 saat içinde kurulabilmektedir. Bu amaçla Afet Tıbbi yardım timleri kurulmuştur. Tokyo Tachikawa Afet Hastanesi (Tokyo National Hospital Organization Disaster Medical Center): Hastane, Japonya’da değişik tipte geniş alanı etkileyen afetlerde tıbbi müdahaleyi gerçekleştirmek için kurulan ilk afet hastanesidir. Depreme dayanıklı olarak inşa edilen hastane çatısı helikopter pisti olarak dizayn edilmiştir. Hastane sivil savunma pistine de çok yakın bir konumdadır. Afet anında sivil savunma ile koordineli olarak çalışılmaktadır. Hastaneye yakın konumdaki sivil savunma hangarlarında tüm Tokyo şehrinin ihtiyacını 1 ay karşılayacak pirinç depolanmıştır. Hastane depolarında ise hastalar ve hastane personelinin 1 hafta kullanımına yönelik konserve yiyecek bulunmaktadır. Ayrıca 5 gün ihtiyacı karşılayacak ilaç da depolanmıştır. Tüm hastanelerle irtibatı sağlayan özel bir iletişim ağı da hastanede kurulmuştur. Hastanede, mart 1995 de Tokyo Metrosunda meydana gelen 12 kişinin hayatını kaybedip, 5000 kişinin yaralandığı Sarin gazı saldırısı sonrasında nükleer- biyolojik-kimyasal saldırılara karşı ekipman hazırlanmıştır. Hastane depoları yangına dayanıklı malzeme ile kaplanmış olup, afet anında tıbbi müdahaleyi sağlayacak her türlü tıbbi malzeme, sahra çadırları, jeneratörler, seyyar oksijen tüpleri, seyyar yataklar, seyyar projektörler ve sahra banyoları depolanmaktadır. Ayrıca gerekli ilaçlar da sürekli dönüşüm ile sirkülasyonu sağlanarak bozulmayacak şekilde saklanmaktadır. Hastane çevresinde polis, itfaiye birimleri ile lojmanlar da bulunmaktadır. Hastanede afetin meydana geldiği gün hangi doktor ve hemşirenin nöbetçi olduğu önceden belirlenmektedir. Afet hastanelerinin depolarında bulunan ekipman ve tıbbi ekipler hasar bölgesine süratli bir şekilde sevk edilmektedir.


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

10 Mart 2010 Çarşamba

RİSK AZALTMADA GÖNÜLLÜLÜK ESASLI ÇALIŞMA

Standard
Japon insanı deyince hep aklıma bizim kültürümüzdeki imece gibi yardımlaşma gelir. Olağan şartlarda ve karşılaştıkları zor anlarda birbirlerine yardım edebilmek için adeta yarışırlar. Bu nedenle "gönüllü odaklı" çalışmaya çok önem veriyorlar.


Gittiğiniz her müzede gönüllüler sizleri karşılıyor. Yine öğrenci velileri okul giriş çıkış saatlerinde trafiği keserek öğrencilerin risksiz bir şekilde ulaşımlarını sağlıyor. Yollarda sokak hayvanları için bağış toplayan gönüllüler ise barınak ve beslenme ihtiyaçlarını temin ediyor. Caddelerde rögar kapaklarını kaldırıp yapraklarını temizleyen, okul bahçelerinde okul halinde ellerinde tırmık ve kovalarla temizlik yapan öğrencilere rastlıyorsunuz. Afet anında ise kolayca organize olabilen sivil halk kurtarma faaliyetlerinden yemek dağıtımına kadar her türlü afet müdahale aşamasında yer alıyor.


Gönüllü itfaiyecilikte de Japonya oldukça başarılı. 1 milyon gönüllü itfaiyeci bulunuyor. (Kaynak: Asahi gazetesi:Is Volunteer Fire Service Prepared for Disaster? 2/16/95) Bu gönüllüler özellikle afet anında komşularına yardım ediyor. Afet Acil Eylem planlarını öğrenerek, prosedürler çerçevesinde afet yönetim merkeziyle uyum içinde çalışıyor.


Gönüllü itfaiyeciler deyim yerindeyse afette "ilk müdahaleciler" olarak çalışmaktadır.

Sizlerle Japonya'da çektiğim iki fotoğrafı paylaşmak istedim. İlk fotoğrafta Kobe'de iki bayan yeşil alan bakımı çalışmalarına katılıyor, Tokyo'da ise bir bayan evinin önünü süpürüyor.
Bunlar Japonların gönüllüğe ne kadar değer verdiklerinin birer kanıtı niteliğinde.


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

9 Mart 2010 Salı

TARİHİ SİT ALANLARINDA YANGINLA MÜCADELE

Standard



Japonya'nın geleneksel mimarisi olan ahşap binaların yoğun olarak bulunduğu eski yerleşim alanları sit alanları fonksiyonuyla korunmaktadır. Halen ikametgah olarak kullanılan bu alanlar ile müze haline getirilen eski kale, tapınak ve hatıra evlerinde yangınla mücadele amaçlı çok sayıda önlem alınmıştır.

Bunlardan ilk göze çarpanlar sensörler ve şemsiyeleme sistemleridir. Ahşap, kağıt ve tatami denilen hasır malzeme, tarihi yapıları yangına karşı kırılgan hale getirmektedir. Özellikle tarihi sit alanlarında, yangınla birlikte devreye giren ve yangının diğer binalara sıçramasını önleyen adeta bir duvar vazifesini gören yangın söndürme sistemleri mevcuttur. Bununla birlikte, bölge sakinlerinin kolayca kullanımını sağlayacak binanın içine monte edilebilen ve ulaşılabilirlik açıdan en uygun yerlere konuşlandırılan yangın söndürme hortumları da bulunmaktadır.
Dünyanın en eski ahşap heykellerini barındıran tapınakların bulunduğu Nara kenti, tarihi kent dokusunun aslına uygun olarak korunduğu Kyoto kenti ve Himeji kentindeki Himeji kalesinde hem yapı içlerinde hem de bahçelerinde yangınla mücadele sistemlerinin en güzel örneklerini görebilmek mümkün. Ayrıca, tapınak bahçelerinde su sarnıçları oluşturularak olası bir yangın için su rezervi yapılmaktadır.

En önemlisi halkın da bu konuda bilinçli olarak yangın riskine karşı alınan önlemlere yardımcı olması ve yangın durumunda bireysel olarak müdahalede bulunmasıdır.


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0 

29 Ocak 2010 Cuma

DENİZ KAYNAKLI AFET RİSKLERİNE YÖNELİK RİSK AZALTMA

Standard
Kıyı bölgelerini; eko sistemlerin yaşam alanı, afet zararlarının azaltılma çalışmalarının yapıldığı alan ve insanların faydalandığı alan özelliklerine göre üç fonksiyonda gruplandırabiliriz. Kıyı bölgeleri, kara ve denizleri ayıran sınır çizgisi olarak tanımlanabilir. Bu bölgeler ulaşım, doğal kaynaklar, enerji transferi, endüstriyel bölge ve rekreasyon alanı amaçlı kullanılmaktadır. Özellikle Japonya’da kıyı bölgeleri afetlerle mücadelede ilk savunma yeri olarak kabul edilir. Zira tsunami, büyük dalgalar, su baskınları ve erozyon kaynaklı yıkımlara karşı ilk tedbirler kıyı bölgelerinde alınmaktadır.
Japonya, Asya Muson iklim bölgelerinin bir parçası olduğundan Pasifik kıyıları ılık Japon Akıntısı (Kuroshio), Japon Denizi kıyıları ise ılık Tsusihimo Akıntısı etkisindedir. Japonya’nın kuzey bölgeleri ise soğuk Okhotsk Akıntısı (Oyoshio) ve soğuk Liman Akıntısı etkisindedir. Japonya’nın toplam yüzölçümü 377.720 km2 dir. Toplam kıyı bandı ise 34.536 km. dir. Japon kıyı şeridi 91 m/km2 dir. Yüzölçümüne göre sahil şeridi uzunluğu bakımından Danimarka’dan (150 m/km2 ) sonra dünyanın ikinci ülkesidir.
Deniz kıyıları çevresel etkiler açısından hasar görebilir nitelikte olup özellikle eylül aylarındaki tayfun sezonunda su baskınları ve yüksek dalgalar, bir depremin ardından oluşabilecek yıkıcı tsunami dalgaları deniz kaynaklı afetlerdir. Japon denizinde güçlü rüzgarlar ve deniz dalgaları etkilidir. Özellikle fırtına koşullarının kuvvetli gelgitle birleşmesi durumunda yıkıcı hasarlar meydana gelmektedir. Bu kuvvetli gelgitler Tokyo, Ise ve Osaka Körfezlerinde oluşur. Tsunamiler de özellikle Pasifik kıyılarında daha çok etkili olmaktadır. Su baskınları ve tsunamiler kısa dönemli hasarlara sebep olmakla beraber kıyı erozyonu uzun bir periyotta hasarlara neden olmaktadır. Tayfunlar ve tsunamiler doğal kaynaklı olup, kıyı erozyonu ise hem doğal hem de insan kaynaklı olabilmektedir. 2. Dünya Savaşından sonra Japonya’nın hızlı endüstriyelleşmesi, toprak ve kumun bu alanlardan sağlanması sonucu kıyı bandında bozulmalar olmuştur. Bu durum, Dünya Savaşı öncesi ve sonrası topoğrafik haritalar karşılaştırıldığında kolayca anlaşılmaktadır. (Tanaka,1993) Tarım, Orman ve Balıkçılık Bakanlığı’nın 1990 verilerine göre ortalama 30 m. sahili bulunan kum- çakıl karışımı kıyı alanlarındaki ortalama erozyon hızı 0,168 m. dir. Bu da 180 yıl içinde sahillerin tamamen yok olacağının açık bir delilidir.
Bu nedenle kıyı alanlarının izlenmesi ve yönetimine büyük veriliyor. Kalabalık nüfusuna oranla küçük yüzölçüme sahip toprakların daha fazla kaybedilmemesi amacıyla önlemler alınmaktadır. Fotoğraflarda görülen su kırıcı bariyerler ile 3 veya 4 kollu beton bariyerler sahillere yerleştirilmektedir. Heyelan kaynaklı erozyon riskine karşı da yersel ve fotogrametrik ölçüm cihazlarıyla periyodik deformasyon ölçümleri yapılmakta, bu alanlarda ağaçlandırma ve çelik tellerle risk azaltma çalışmaları sürmektedir.
1962 ve 1992 yılları arasındaki 30 yıllık süreçte 4248 km lik sahil şeridinde yapısal olarak suni tedbirler alınmıştır.
Japonya, afet zararlarını azaltmak için kıyı şeritlerinde erken uyarı sistemleri gibi teknolojik imkanları da seferber etmekten kaçınmamaktadır.
Kaynak: Prof. Masahiko ISOBE- Tokyo Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

7 Ocak 2010 Perşembe

RODİN HEYKELİ SİSMİK İZOLASYONU

Standard

Fransız sanatçı Auguste RODİN’in (1840-1917) en önemli eserlerinden biri de The Gates of Hell- Cehennem kapılarıdır. Eser 5.4 m. yüksekliğinde, 3.9 m. genişliğinde, 1 m. derinliğindedir. Eser üzerinde 180 adet figür bulunmaktadır.
Bu eserin kalıbı Rodin’in vefatından sonra 1917 yılında restore edilmiş ve 3 adet heykel bronz olarak dökülmüştür. Bu heykeller Paris Rodin Müzesinde, Filadelfiya Pensilvanya Rodin Müzesinde ve Tokyodaki Batı Sanatları Milli Müzesinde sergilenmektedir. Tokyodaki müzenin baş konservatörü Kimio KAWAGUCHI, eserin korunma hikayesini uluslararası konferans ve yayınlarla anlatmaktadır. Bronz heykel,1959 dan beri müzenin ön bahçesinde sergilenmekteydi. Mevcut platformdan kaldırılan heykel, tabanındaki beş sismik izolatörün üzerine yerleştirilen yeni platforma taşınmak suretiyle sergilenmektedir. 7 ton ağırlığındaki bu heykelin tabanla olan eski bağlantıları da zamanla paslanmış, kuvvetli deprem sarsıntılarına karşı kırılgan bir hale gelmişti. Uzmanlar eseri olası bir afetin hasar verici etkilerinden kurtarabilmek için çok özgün bir proje geliştirdiler. Bu proje “Japon Bina Merkezi” tarafından da ödüle layık görülmüştür. Taban izolatör sistemli platform, küçük çaplı bir depremden büyük çaplı bir depreme kadar yatay deprem deplasmanlarını karşılayacak kapasitede inşa edilmiştir.
Takenaka şirketi tarafından inşaatı tamamlanan platformun üzerindeki kaideye heykel monte edilmiş, kaidenin arkasına da yapının merkezi denilen bir birim de yapılmıştır. Bu merkezde çeşitli kayıt sistemleri bulunmaktadır. Sismik aktiviteyi ölçen bu sistemler: akselerometre, deplasman ölçer, termoelektrik termometre, anemometre, GPS ve rüzgar yönü ölçer gibi cihaz ve sensörlerden oluşmaktadır. Bu birim sayesinde heykelin bulunduğu bölgenin sismik aktivitesi 24 saat real-time veri özelliği nedeniyle kayıt altına alınmaktadır. Platformun altında ise konferans salonu bulunmaktadır. 2007 yılında İstanbul’da yapılan “Uluslararası Müzelerin Depremden Korunması Konferansı”nda Kawaguchi’nin yaptığı sunumu inceleyebilirsiniz. (Sunumlar kısmında)
http://www.eqprotection-museums.org/


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

6 Ocak 2010 Çarşamba

YAYA YOLU ARKADLARI

Standard


Japonların kendi ifadeleriyle “yaya yolu alışveriş arkadları” kent yaşamının vazgeçilmez parçası durumunda. Genellikle tren istasyonları ve metro istasyonlarının çevresinde bulunan üzeri flexiglass bir örtü ile kaplanmış alanlar hem yürüyüş hem de alışveriş imkanı sunuyor. Bu arkadlarda aradığınız her şeyi bulabilmek mümkün. Alışveriş merkezinde çalan bir melodiyi binadan çıksanız bile arkad boyunca da dinleyebiliyorsunuz. Bir nevi alışveriş merkezinin devamı şeklinde de planlanıp cazibe merkezi haline getiriliyor. Bu alışveriş mekanları bazı yerlerde mesken sahalarında dahi planlanabiliyor. Buna Kobe’nin Nagata bölgesinde şahit oldum. Planlama yetkilileri bölgenin deprem sonrası yeniden eski aktivitesini kazanması için bu tür uygulamaların yapıldığını söylemişlerdi. Osaka’daki ShinSaibashi köprüsü civarındaki alışveriş arkadının boyu 730 metre. Tarihi bir köprü ile birleştirilerek yapılan planlamada alışveriş arkadı, köprüyü yalnız bırakmayacak soyutlamayacak şekilde işlevlendirilmiş. Yine Utsonomiya’daki Orion alışveriş arkadı ise 900 metre uzunluğunda. Utsonomiya Üniversitesinde yapılan bir araştırmada bölgedeki arkad ve alışveriş merkezinin kıyaslaması yapılarak istatistikler oluşturulmuş. Arkad alışveriş alanında, ziyaretçilerin ortalama kalma süresi 104 dakika, modern alışveriş merkezinde ise 77 dakika olarak belirlenmiş. Arkadlara sadece bölge sakinleri gelmiyor, hızlı tren gibi ulaşım sistemlerinin çok iyi olması nedeniyle civar köy ve kasabalardan da vatandaşlar alışveriş için gelebilmektedir. Arkadlar aynı zamanda pek çok yürüyüş yoluna da bağlanabilmektedir. Bu alanların bir kısmı da otopark alanı olarak planlanmaktadır. Alışveriş caddesi olarak da adlandırılabilen bu arkadlar yılın her mevsimi kapalı alan olarak güvenli bir alışveriş sunabilmektedir. Ayrıca arkadların içinde yaşlı ve engelli insanların kullanılabildiği infrared iletişim teknolojisiyle çalışabilen görsel, yazılı ve sesli bilgilendirme ile acil arama sistemleri de bulunmaktadır. Şehri ziyaret eden turistler için de kenti ve insanlarını tanıma açısından fırsat olmaktadır.
Japonlar bu arkadları o kadar seviyor ki bu geleneksel tarzın modern versiyonları diyebileceğimiz mimariyi modern alışveriş ve iş merkezlerinde de görebiliyoruz. Arkad sistemi pek çok Japon’a istihdam sağlıyor ve dikkate değer bir ekonomiyi canlandırma faktörü haline geliyor.
İki ayrı binanın ortasına depremde gelebilecek yanal yüklerin karşılanabilmesi için çapraz çerçeveler konması ile yeni arkad alanları da oluşturulmaktadır.




Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0