30 Aralık 2011 Cuma

JICA TÜRKİYE OFİSİ HABERİ

Standard

JICA Türkiye Ofisi'nin, 5 aralık 2011 de gerçekleştirilen "Türkiye ve Japonya'da Kültürel Mirasın Korunması Paneli" ile ilgili yayınlamış olduğu haberi bilginize sunuyorum. Panelin gerçekleşmesine katkısından dolayı JICA Türkiye Ofisi'ne teşekkürlerimi arz ediyorum.





Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOGLU

29 Aralık 2011 Perşembe

AFET PARKLARINDAKİ KENT MOBİLYALARI

Standard




Afet parkları yine her zamanki gibi merkezi ve yerel hükümet tarafından üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Çok amaçlı planlama yapan Japonlar parklarda kullanılan kent mobilyalarını da çok amaçlı olarak tasarlıyor. Daha önceki yazılarımda park banklarının ocak olarak kullanıldığından bahsetmiştim. Bu yazımda da bankların içine malzeme konulması için özel olarak adeta bir kutu şeklinde tasarlanmasından bahsetmek istiyorum. Afet zamanında barınak olarak işlevlendirilecek park banklarında afetzedelerin kullanımına uygun acil kurtarma ekipmanı ve kolay monte edilebilecek tuvalet ekipmanı depolanıyor.



Bu tür depolama banklarından vatandaşlar bankın hemen yanında yer alan yazı veya levhalarla bilgilendiriliyor. Kurtarma ekipmanları testere, çekiç, jeneratör, inşaat demiri kesme aleti, halatlar, hidrolik kriko vb alet ve cihazları kapsamaktadır. Tuvaletlerin üzerine kurulacak ekipman ise daha önceden altyapısı hazırlanmış rögar tipi çadır veya diğer portatif malzemeden hazırlanmaktadır. Bu tür ekipmanlar modüler olarak hazır olup, iki yetişkin tarafından 5 ile 10 dakikada kurulabilmektedir.
Bu bankların içine portatif sedyeler de konabiliyor. Böylece acil durum ve sağlık ekipmanlarıyla bu tür kentsel mobilyalar, kurtarma mobilyalarına dönüşmektedir. Sedyenin yanında acil durum yatağı, mutfak tezgahı, parkta normal zamanlarda kullanılacak beyzbol ve tenis ekipmanları da bu banklara konulmaktadır.



Bunun yanında parktaki pergolelere yapılan basit bir düzenekle hemen 4 yanı kapatılarak afet anında barınma veya acil durum yönetim merkezine dönüşebilmektedir. Yine akıllıca bir yöntemle parktaki lambalar için direk üzerinde bulunan pervane ve güneş enerjisi panelleri yardımıyla kendi ürettiği elektrik kullanılmaktadır.
Kaynak: http://www.nihon-kogyo.co.jp/01104touch05.html
Acil durum stoku niteliğinde bu dahiyane çözümler hep afet olmadan önce yapılan risk azaltma çalışmalarının bir parçasıdır.
Yoksa deprem olduktan sonra yapılan planlama çalışmasının afet kriz yönetimine kaostan başka bir katkısı olmaz.

Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0


28 Aralık 2011 Çarşamba

SES PERDESİ UYGULAMALARI

Standard



Pekçok ülkede otoyol kenarlarındaki sesin etraftaki insanlara ulaşıp rahatsızlıkvermesini engelleyen gürültü bariyeri niteliğindeki ses perdesi uygulamalarıJaponya’da da yaygın olarak kullanılmaktadır. Japonlar’ın ses duvarı olarakadlandırdıkları bu uygulamalar kent içi ve kent dışı yollarda, raylı sistemgeçiş güzergahlarında kullanılmaktadır. Bu perdeler yolun her iki tarafına damonte edilmektedir. En önemli özellikleri ses ve ışığın iletimini minimizeetmeleri ile darbeler ve yangınlara karşı dayanıklı olmalarıdır. Çevreselkoşullara da dayanıklı olan bu malzemelerin montajı da pratik yöntemlerle hızlıbir şekilde prefabrike olarak yapılmaktadır.



Bilindiğiüzere ses etkilerinin insan sağlığı üzerine olumsuz etkileri var. Uykubozuklukları, ruhsal bozukluklar ve iş performansını azaltma gibi etkileribulunuyor. Bu nedenle Japonlar kent içinde bile bu konuya çok dikkat ediyor veözen gösteriyor. Meskun alanlarda dahi bu tür uygulamaları görebiliyorsunuz.Kobe’de sitelerin bulunduğu bir kavşakta ses perdesi uygulaması yapılmış.



Butür uygulamaların bir faydası da yağmurda trafik nedeniyle araçların susıçratmasının önlenmesidir. Ayrıca yine çok önemli bir faydası da otoyollarahayvan girmesinin önlenmesidir. Böylece hem insan hem de hayvan hayatıgarantiye alınmaktadır.



Japonlaro kadar düşünceli insanlar ki kent içinde megafon kullanılmıyor. Reklam yapanfirmalara ait çığırtkanlar plastik bir huniye üfleyerek seslerini duyurmayaçalışıyorlar. Ne kadar insana saygılı oldukları bu hareketlerinden belli.






Ayrıcasık sık kent içinde ses şiddetini ölçüyorlar. Kobe’de limana yakın bir kavşaktayapılan ses ölçümlerine şahit oldum.




İstanbul’da Darülaceze metrobüs durağına İstanbul Büyükşehir Belediyesince konulan ses perdelerini deneme imkanı buldum. Gerçekten de durakta bekleyenler için tam bir ses izolasyonu sağlanıyor. Yine Beykoz otoyolunda etraftaki yaşam alanlarına yönelik ses izolasyonu sağlanmış. Bu tür uygulamalarının ülkemizde de yaygınlaşmasını bekliyoruz.



İnsana saygı adına…



Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

22 Aralık 2011 Perşembe

ŞEMSİYE DOLAPLARI VE ŞEMSİYE KABI UYGULAMASI

Standard




Islak şemsiye deyip geçmeyelim. Özellikle yağmurlu günlerde iç ortamlara şemsiye ile taşınan yağmur damlaları kayma riskine neden olmaktadır. Bununla birlikte müze gibi tarihi koleksiyonların sergilendiği mekanlarda iç ortama gelen su, ortamın bağıl neminin artmasına ve hem bina hem de koleksiyonlar için hasarlara neden olabilmektedir.

Bu nedenle Japonlar iç mekanlara girildiği anda özellikle kayma riskini minimize etmek için şemsiye dolabı veya şemsiye kabı gibi önlemler almaktadırlar. Okullar, yurtlar, alışveriş merkezleri, ofis ortamları, oteller, müzeler, hastaneler ve kamu kurumlarında sıklıkla görülebilen bu uygulamalar değişiklik arz etmektedir.


Bazı yerlerde şifre girerek kilitleyebileceğiniz şemsiye dolapları bulunuyor. Zemine su sızmaması için tabanda hazneler mevcut. Ayrıca şemsiye boyutunda şeffaf kaplar da ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Ya da bazı tasarımlarda şemsiye dolabın içindeki kabın içine yerleştirilip çekildiğinde otomatik olarak şemsiye kaplanmış hale gelmektedir. Bir diğer uygulama şekli de özgül soğurma yöntemiyle V şeklinde hazırlanan bir düzenektir. Bu yöntemde, düzeneğin içinde şemsiyenin birkaç kez sallanmasıyla şemsiye üzerindeki su damlacıklarının %80’i elimine edilmektedir.


Bu tür tasarımlarda yer kaplamayan dikey dolaplara ağırlık vermekteler. Bunlar ıslak zeminde kayarak düşme, yaralanma risklerini en aza indiren, Japonların insana değer verdiği uygulamalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizdeki kamu ile özel teşebbüse ait kurum ve kuruluşlarda “insana saygı öncelikli” bu tür uygulamaların yaygınlaşmasını bekliyoruz. Risksiz günler dilerim

Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

18 Aralık 2011 Pazar

KAMU ALANLARINDA TEKERLEKLİ SANDALYELERİN BULUNDURULMASI

Standard



Çoğumuz bir müzeye veya alışveriş merkezine gittiğinde bir yakınımız için keşke bir tekerlekli sandalye olsaydı diye hayıflanmışızdır. Hatta bir hastanede bile aynı sıkıntıyı yaşamışızdır. Japonların insanı önceliklendirmede ilk sıraya koymaları nedeniyle tekerlekli sandalye hizmetlerini kamusal alanda her yerde görebiliyorsunuz.

Müzeler, kütüphaneler, okullar, alışveriş merkezleri ve hastaneler gibi yoğun insan sirkülasyonunun bulunduğu tesislerde tekerlekli sandalye hizmeti yaygın olarak ülke genelinde veriliyor. Hatta günlük çok cazip fiyatlarla kiralama hizmeti bile sunuluyor. Oita istasyonunda bulunan bir kiralama şirketi 07.30-19.30 saatleri arasında sadece 200 japon yeni karşılığında kiralama hizmeti sunuyor.


Örneğin park alanlarında tekerlekli sandalye hizmetinin nerede olduğuna dair levhalar bulunuyor. Bu bilincin doğal sonucu olarak tekerlekli sandalye kullanımına uygun kent içi fiziksel düzenlemeleri de titizlikle uygulanıyor.

Bununla beraber pek çok sivil toplum kuruluşu yeni veya az kullanılan tekerlekli sandalyelerin toplanması, ihtiyaç sahiplerine dağıtılması, tamiri ile ilgili dernekler kuruyor. Örneğin Otaru Sapparo Otomobil Servis Derneği üyeleri ücretsiz olarak tekerlekli sandalye bakım servisi hizmeti vermektedir.


Bazı dernekler de topladıkları tekerlekli sandalyeleri yurtdışına gittiklerinde beraberlerinde götürüp daha önce tespit ettikleri ihtiyaç sahiplerine bunları hibe etmektedirler. Ayrıca Toyota gibi firmalar da belediyelere tekerlekli sandalye bağışı yapmaktadırlar.

Ülkemizde de artık yeni yeni görmeye alıştığımız tekerlekli sandalye hizmetlerinin tüm kurumlarda yaygınlaştırılmasını diliyorum.


Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

17 Aralık 2011 Cumartesi

ÇOK AMAÇLI AFET PARKLARINDAKİ ÇOK AMAÇLI TESİSLER

Standard



Japonlar çok akıllıca hareket ederek bir yatırımı çok amaçlı olarak planlayarak pek çok faydayı da vatandaşlarının hizmetine sunuyorlar. Bunu adeta bir taşla üç beş kuş vurmak gibi tabir edebiliriz.
Örneğin bir kent parkını sadece rekreasyon alanı olarak değil aynı zamanda acil durumlarda barınak olarak kullanılmasını sağlayacak şekilde dizayn ediyorlar ve bunları afet önleme parkları olarak adlandırıyorlar.
Ichikawa şehrindeki "Ozu Afet Önleme Parkı" afet anında vatandaşların acil tahliyesi için bir üs olarak kullanılıyor. Bu alan Ichikawa mandıralarının dönüşümü ile 2004 yılında oluşturulmuş.
Parkta çok amaçlı plaza, piknik alanı, piknik alanı, gölet, su parkı ve rekreasyon alanları bulunmaktadır.
Acil durumlarla ilgili tesisler ise, heliport alanı ve buna ait tesis, depo alanları, tahliye meydanı, içme suyu tankları (yer altında), yangın tankı, vatandaşın kullanımına yönelik çoklu musluklar, güneş enerjisi ile çalışan aydınlatma elemanları vb dir.
Kaynak: http://blogs.yahoo.co.jp/ttn4euw27n/20765761.html
Burada çok önemli husus; kurulan tesislerin de çok amaçlı olmasıdır. Örneğinoturma grupları olan bankların üstü, afet anında kaldırılarak mutfak elemanlarına dönüşmektedir.
Bir diğer park ise Tokyo Sugamo’da yapılan yeni blokların hemen yanında yer alıyor. 2,2 hektar alandaki bu park 500 kişinin 1 hafta geçici olarak imkan tanıyor.
Afete yönelik tesisleri: su rezervli depolama odaları, akü, lamba, battaniye, radyo, acil durum tuvaletleri ve diğer acil durum üniteleridir.
Yine burada da banklar mutfak ünitelerine hızlı bir şekilde dönüşmektedir. Parktaki pergoleler de afetzedelerin kötü hava koşullarından etkilenmemeleri için üstü kapalı çadıra dönüştürülüyor. En önemli nokta ise belirli noktalarda bulunan rögar kapaklarının kaldırılarak acil durum tuvaletlerinedönüştürülmesidir.
Kaynak: http://w00kie.com/
Ülkemizin her köşesindeki yatırımların da çok amaçlı olarak planlanarak hem vatandaşın hizmetine hem de milli ekonomimize büyük faydalar sağlanacağına inanıyorum.

Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0

16 Aralık 2011 Cuma

AAR JAPAN MESAJI

Standard


Japonya'dan Van Depreminde mağdur olan afetzedelere yardım için gelen ve Bayram Oteli'nin enkazında kalan ancak tüm müdahalelere rağmen 10.11.2011 tarihinde hayatını kaybeden Dr. Atsushi Miyazaki'nin, vefatı nedeniyle üyesi bulunduğu AAR Japan kuruluşuna sunduğum taziye mesajı için gönderilen teşekkür mesajını paylaşıyorum:

Saygıdeğer Efendim,

Biz, AAR Japonya üyelerinden Atsushi Miyazaki’nin vefatı ve Miyuki Konnai’nin yaralanması nedeniyle gönderdiğiniz taziye ve destek için en içten takdirlerimizi sunmak istiyoruz.

Dünyanın dört bir yanından yüzlerce mesaj aldık ve sizin düşünceli hareketiniz bu zor zamanda bize sadece teselli değil aynı zamanda bir güç kaynağı olmuştur.

Sayın Miyazaki’nin naaşı 13 kasımda Japonya’ya dönmüştür ve ailesiyle buluşmuştur. Konnai Türkiye’de bir hastanede hala iyileşme döneminde olup, yakın zamanda geri dönmeyi planlamaktadır.

Bu vesile ile son depremlerde hayatını kaybedenler için en derin taziyelerimizi sunmak ve hayatta kalanların acılarını paylaşmak istiyoruz. Biz gerçekten bu trajik olay nedeniyle etkilenmiş olanların bütün zorlukları aşarak mümkün olan en kısa sürede normal hayatlarına dönebilmelerini ümit ediyoruz.

Teşekkür ederim

22Kasım 2011,

Yukie OSA

Japonya Yardım ve kurtarma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı


Çeviri: Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU


JAPONYA DEPREMİ NEDENİYLE JICA MESAJI

Standard

Sendai Depremi nedeniyle taziyelerimi bildirdiğim JICA Türkiye Ofisinden gelen teşekkür mektubunu paylaşıyorum.

Saygıdeğer Efendim,
Japonya'nın güney doğu sahilini vuran yıkıcı deprem ve tsunami afeti nedeniyle Japon Halkına göstermiş olduğunuz sempati ve iyi niyetli ifadeleriniz için teşekkür ederiz. JICA çalışanları adına içten şükranlarımı sunmak isterim.

Bildiğiniz gibi, afetzedeler çok zor şartlar altında hayat mücadelesi vermeye devam ediyorlar. Sizin yapmış olduğunuz gibi dünyanın pek çok bölgesinden gönderilen içten destek ve yardım tekliflerini gönderen siz Japonya dostlarını bilmek onların yüreklerini ısıtıyor. Bu eşi görülmemiş afet anında uluslararası toplumdan gelen acımızı paylaşma ve destek bizim için çok cesaret ve güven verici olmakta, yüz yüze bulunduğumuz bu zor yolda yeniden yapılandırma faaliyetleri kapsamındaki çabalarımızda yalnız olmadığımızı göstermektedir.

Ben yeniden samimi mesajınız ve JICA ile işbirliğini devam ettirme arzunuz nedeniyle en içten şükranlarımı yenilemek istiyorum

Saygılarımla,
Kazuhide NAGASAWA
JICA Türkiye Ofisi Başkanı

Çeviri: Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU

AFET MESAJLAŞMA SİSTEMİ

Standard

Japonya’da faaliyet gösteren NTT firmasına ait “Afet Mesajlaşma Servisi” hakkında bilgi vermek istiyorum. Bilindiği gibi afet anlarında insanların acele ile aynı anda yakınlarından haberdar olabilmek veya yakınlarına bilgi verme ihtiyacından dolayı telefon hatlarında kesintiler meydana gelebilmektedir. Özellikle afetin etki ettiği alan büyükse bu ihtiyaç daha fazla insan tarafından talep edilmektedir. NTT nin önemli bir servisi sayesinde bu ihtiyaç karşılanabilmektedir. Bunun için kullanıcıların firma ile herhangi bir mukavele imzalaması gerekmemektedir.
Kullanıcılar 171 i aradıktan sonra 1 'i, alan kodlarını ve telefon numaralarını tuşlamaları gerekiyor. Ailelerine mesaj göndermek istiyorlarsa yine 171 i aradıktan sonra 1, ailesinin alan kodunu ve telefon numaralarını tuşlamaları gerekiyor. Ardından 30 saniye içinde sesli mesajın kayıt edilmesi gerekiyor. 1 ve kare ile mesajın kaydedilmesi başlanıyor 9 ve kare tuşlama ile de mesaj bırakma işlemi tamamlanıyor.
Mesajı dinlemek için de 171 aranıyor, 2 ve ardından alan kodu ile telefon numarası tuşlanıyor. Bundan sonra bırakılan mesaj dinlenebiliyor.
Japoya’daki tüm telefon şirketleri insanların güvenliği için buna benzer hizmetler sunmaktadır. NTT afet mesajlaşma sistemi her ayın ilk günü ile Afet Önleme Haftasında ( 30 ağustostan 5 eylüle kadar) test edilebilmektedir.
Konu ile ilgili ayrıntılı bilgiye NTT firmasının http://www.ntt-east.co.jp/saigai_e/voice171/index.html linkinden; sistemin kullanılmasına ise yine firmaya ait http://www.ntt-east.co.jp/saigai_e/voice171/images/manual.pdf linkinden ulaşabilirsiniz.
Ayrıca pratik kullanımı anlatan İngilizce ve Japonca animasyon da sitede yer almaktadır. http://www.ntt-east.co.jp/saigai_e/voice171/hayawakari.html
Bu çok önemli hizmetin ülkemizdeki mobil hizmetler sunan firmalar tarafından da sağlanmasını diliyoruz.

Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU
Kentsel Riskler ve Japonya Modeli
Konya Japon Kültür Merkezi Derneği Kültür Sanat Yayınları, 2012, Konya, 241 sayfa
ISBN 978-605-63408-4-0 

15 Aralık 2011 Perşembe

DEPREM VE TSUNAMİ AFETİNDEN 6 AY SONRA JAPONYA

Standard

Tokyo (AP). Geçtiğimiz Pazar Japonya’nın kuzeydoğu sahilini vuran yıkıcı deprem ve tsunami afetinin 6. ayını doldurduğu gündü. 20.000 kişi hayatı kaybetti ya da kayboldu, 800.000 den fazla ev tümüyle ya da kısmen yıkıldı. Afet, iş hayatını, yolları ve alt yapıyı felce uğrattı. Japon Kızıl Haç Teşkilatı 400.000 insanın yerinden edilmiş olduğunu tahmin ediyor.

Yarım yıl sonra, fiziksel olarak ilerlemeler olduğu görülmektedir.

Enkazın çoğu kaldırılmış ya da en azından yığın haline getirilmiş. Liman kenti Kesennuma'da, tsunaminin içerilere kadar taşıdığı teknelerin çoğu kaldırılmış. Tahliye edilenlerin çoğu lise spor salonlarına ve geçici barınaklara taşınmış. Geçen hafta Kyoda Haber Ajansı 3 enstantaneyi gösteren bir fotoğraf dizisi yayınladı. Aynı açıdan çekilen fotoğrafların ilk karesi bölgenin deprem ve tsunami afetlerinin ardından görüntüsünü, ikinci kare 3 ay sonraki görüntüsünü, son kare ise şu anki görüntüsünü bizlere sunmaktadır. (Toplam 44 fotoğraf)


Çeviri: Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU

9 Aralık 2011 Cuma

TÜRKİYE VE JAPONYADA KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI

Standard



İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Üniversitesi, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve JICA Mensupları Derneği'nin işbirliği ile düzenlenen “Türkiye ve Japonya’ da Kültürel Mirasın Korunması” konulu panel 05 Aralık 2011 tarihinde Atatürk Kitaplığı'nda gerçekleşti.

Programda ilk olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.Kadir TOPBAŞ'ın açılış telgrafı okundu. Ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler ve Müzeler Müdürü Ramazan MİNDER, JICA Mensupları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Saliha AKBAŞ ve JICA Türkiye Ofisi Temsilcisi Yasutake HOMMA'nın açılış konuşmaları gerçekleşti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler ve Müzeler Müdürü Ramazan MİNDER, böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını, İBB'nin kültür mirasını korumaya yönelik kütüphaneler ve müzelerle ilgili faaliyetleri ile kent müzesi kurulma çalışmalarını anlattı. Geçmişten günümüze ulaşan taşınır ve taşınmaz kültür mirasının gelecek kuşaklara da taşınmasının önem arz ettiğini vurguladı.

JICA Mensupları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Saliha AKBAŞ ise Dernek Başkanı Dr. Hüseyin VELİOĞLU'nun Van Depremi nedeniyle bölgede yoğun çalışmalarda bulunduğunu anlatarak JICA Mensupları Derneğinin 1988 yılında kurulduğundan bu yana geçen süreci anlattı. Japonya'da JICA kurslarına katılan kursiyerlerin oluşturduğu derneğin üye sayısının 800'e ulaştığını, kursiyerlerin Tarım, İçişleri, Dışişleri Milli Eğitim, Sağlık Bakanlıkları ile Belediyeler, Üniversiteler, STK ve özel sektördeki kuruluşlarda görev yaptığını söyledi. Kültür Mirasının korunmasına yönelik çalışmaların sadece Japonya ve Türkiye'de değil tüm dünyada hız kazandığını belirtti.

Açılış konuşmalarından sonuncusunu gerçekleştiren JICA Türkiye Ofisi Temsilcisi Yasutake HOMMA, Japonya ve Türkiye'de meydana gelen büyük ölçekli depremlere vurgu yaparak, kültürel mirasın korunmasına yönelik afetlerin sebep olduğu zararların azaltılması için geçmiş tecrübelerden dersler çıkarılmasını anlattı. İki ülkenin de afetlerin çok sayıda olduğu bölgelerde bulunmakta olduğunu vurgulayarak, bu nedenle de iki ülkenin de tecrübe ve bilgi paylaşımının çok önemli olduğunu söyledi.



Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi.


İstanbul Üniversitesi Müzecilik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fethiye ERBAY'ın yöneticiliğini yaptığı panelde; İstanbul Üniversitesi'nden Doç.Dr. Ahmet GÜLEÇ, "Müzeler ve Koruma Kavramı"; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU, "Türkiye ve Japonya’da Kültürel Mirasın Korunmasına Yönelik Risk Tedbirleri"; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden Yasemin MASARACI, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Müzecilik Çalışmaları" konulu sunumları gerçekleştirdiler.

Soru ve Cevap kısmının ardından kokteyl ile program sona erdi.

Dr.Alpaslan Hamdi KUZUCUOĞLU